KIYAMET

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , , , , , , , ,

GECENİN ilerleyen saatleriydi… Kanepeye uzanmış, çekirdeğimi yanıma almış, sevdiceğim filmlerden birini izlemeye hazırlanıyordum. Hangisi mi? Merakta bırakmayayım sizi, Sidney Lumet’den “Köpeklerin Günü” (Dog Day Afternoon). Hani şu Al Pacino’nun ‘aşkı için banka soyduğu’ şaheser. Epeydir de izlememiştim filmi, yeniden tozunu almak iyi gelecekti, hem ona hem de bana. Keyfim yerindeydi anlayacağınız.
Film başladığında keyfim katlanmıştı, Elton John’dan “Amoreena” eşliğinde dalıp gitmiştim bir kez daha “Köpeklerin Günü”ne. Alttakilerle üsttekilerin tezatını keskin anlarla veren açılıştaki kent manzaraları, iki saat boyunca göreceklerime de enfes bir giriş yapıyordu. Ya da ben öyle sanıyordum!
Henüz açılış görüntülerinin heyecanını yaşamakla meşguldüm ki, aniden donup kaldım. Coşkun bir nehir misali akmaya hazırlanan, sinema sanatına duyduğum sevdayı bir kez daha belgelemeyi uman ben, ciddi ve düşünceli bir tavra bürünmüştüm. Okumaya devam et

TEPENİN ARDI

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

KABURGALARIM çatlamış veya kırılmıştı, ya da ben öyle sanıyordum. Sağ ayak bileğim de burkulmuştu, ama o bölgede hafif bir sızı dışında kırık çıkık yoktu. Yürüyebilirdim. Dönüş yolu uzundu ve yalnızdım. Nicolas Roeg şaheseri “Sonsuz Çöl”deki (Walkabout) gibi yanımda kardeşim de yoktu, yapayalnızdım. Ve fakat adam genç ve ateşliydi, koymazdı o yol! Tabiatı ‘keşif’ turuna tek başıma çıktıysam, bunun sonuçlarına da katlanmak zorundaydım.
Dere tepe yürürken, arada tırmanmam da gerekiyordu. Ve bu tırmanışlardan birinde ayağım kayınca yuvarlanıvermiştim bir 10-15 metre kadar. İşin kötüsü, bu halde yeniden tırmanmam gerekecekti o tepeye. Tepenin ardında ne göreceğim zerre kadar ilgilendirmiyordu artık beni, acıya teslim olmuştum. Sıkıp yok edilebilecek bir acı da değildi ki bu, neremi tutacağımı dahi bilemiyordum. Sen misin saçma sapan yerlere girip çıkan, olacağı buydu işte!
Ağustos güneşinden olabildiğince kaçabilmek için öğleden sonra çıkmıştım yürüyüşe. Ve hava yavaş yavaş kararıyordu, hızlanmalıydım. Bu halde mi?
‘Keşif’ turu dedim ya, biraz rotayı da harmanlamıştım doğrusu. Hava kararırsa dönüş yolunu bulmam zor olurdu. Acıyı bal eyleyip tırmanışa geçmeliydim artık. Kafa sesi gevezeliğini kısa kessem iyi olacak! Okumaya devam et

ŞAHANE HAYAT

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , , , , , , , ,

BEBEK Parkı’nda bir bankta ayıldım… Nisan sabahı, buz efektiyle ayıltmıştı beni. Oraya nasıl geldiğim, o banka nasıl kendimi attığım konusunda hiçbir fikrim yoktu. Şarapla yıkanmış gibiydim, leş gibi kokuyordum. Belli ki bir yerlerde yemiş içmiş, dağıtmıştım. Ama nerede, kimlerle, nasıl, hatırlamıyordum.
Telaşla elimi cebime attım, cüzdanım da yoktu. Gece bir yerlerde düşürmüş olmalıydım, ya da bankta ölü gibi yatarken biri gelip söğüşlemişti beni. Bildiğim bütün küfürleri sıralarken, bir yandan da baş ağrısının sağ kanattan gelen hücumlarını bertaraf etmeye çalışıyordum. Beynime çivi çakılıyordu sanki!
İki işçi beliriverdi uzaktan. Parkı temizleyip sulamak için gelmişlerdi. İçlerinden biri beni görüp, tek kelime etmeden bir el hareketi yaptı, kışkışlar gibi. “Sizle mi uğraşacağım” deyip, ardına da tumturaklı bir küfür sallayıp kalktım banktan. Arkama bile bakmadan uzaklaşırken, aynı küfür misliyle takip ediyordu beni. Lügatları benden kuvvetliydi!
Neyse ki peşimden gelmediler; bir de dayak yiyemezdim bu halde… Parktan çıktığımda güneş azıcık da olsa ısıtmıştı içimi. Ayılmanın ötesine geçmiştim, cin gibiydim. Bir de şu baş ağrısı olmasaydı! Okumaya devam et

VAHŞİ KOŞU

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , ,

MİDEMİN paramparça olduğunu hissettiren o meşum ağrıyla uyandım bu sabah da… Birkaç aydır bedenimle birlikte ruhumu da teslim almıştı bu ağrı. Çevremdeki herkesi canından bezdiren melun bir adama dönüşmüştüm. ‘İyi insanlık’ motivasyonum neredeyse sıfırlanmıştı. Herkese ve her şeye kuşkuyla yaklaşıp paranoyaklaşmam da cabası. Kurtulmak istiyor muydum bu ruh halinden, o da kuşkuluydu. ‘Kötülük’ün kıskacında debelenmek çekici geliyordu sanki.
Yataktan kalkıp salona doğru seyirttiğimde, içimde kalan son insanlık kırıntılarıyla tek gözlü kedim Yimou’yu (evet, Zhang Yimou!) kucağıma aldım. Onu sevip okşamak, mırıltısını hissetmek, kısa bir süreliğine de olsa iyi geldi. Ama ağrıdan tümden kurtulmak gibi bir şey söz konusu değildi belli ki, yakıp kavuruyordu bütün bedenimi. ‘Dünyanın bütün sabahları’ böyle olamazdı, olmamalıydı!
Yimou’nun mamasıydı, kumuydu derken evden çıkış saatim gelmişti. Daha fazla oyalanmanın anlamı yoktu, çıktım…
(Şimdilik seni serüvene ortak edemedim sevgili okur, kusuruma bakma! Belki ileride…) Okumaya devam et

CİNNET

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , , , , , ,

KIŞ 1987… Şubat… Soğuklar arasından en soğuğunu seç tadında bir hava… O sıralar yanında kaldığım ağabeyimin Şirinevler’deki evinden çıkıp yola koyulduğumda akşam üstü saatleriydi. Hedefse Anadolu yakası, tam olarak Çiftehavuzlar. Yol uzun, meşakkatli ve hırpalayıcı. Üşenmedim değil, ama söz vermiş bulundum, geleceğim diye. Söz verdiğim yerlere gitmediğim olmuyor muydu, tabii ki oluyordu ama buna ben de gitmek istiyordum belli ki. “Gitmesem bu satırları karalamam da mümkün olmayacaktı” diyerek rahatlatayım kendimi. Ezcümle, iyi ki gitmişim!
Nereye gideceğimi söyledim de, ne için yola koyulacağımı söylemedim. Onu da vakit kaybetmeden arz edeyim efendim. Bir arkadaşımın doğum günü partisine -mümkünse- ışınlanmaktı hedefim. Yanlış anlamayın, ‘partilerde kız tavlama sanatı’nı icra etmek gibi bir amacım yoktu. Sevdiğim, yanında olmaktan keyif aldığım arkadaşımı kıramamış, geleceğim diye söz vermiştim.
Yol serüvenimle kafanızı ütülemeyeyim; bildiğiniz, hepinizin İstanbul trafiğinde neredeyse her gün yaşadığınız bir toplu taşıma çılgınlığı işte! Minibüs, otobüs, vapur ve dolmuştan mürekkep bir ‘kare as’ seyahati. Belki başka bir hikayede bu seyahatin de içinde kayboluruz, kim bilir! Okumaya devam et

BİSİKLET HIRSIZLARI

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , ,

ANNEM cicilerimi giydirdiğine göre vardı bunda bir iş; nereye gidecektik acaba? İnşallah akraba, konu komşuya falan götürmez beni! Hele ki birlikte oynayabileceğim çocuk yoksa sıkıntıdan patlıyorum o gezmelerde. Neyse, enseyi karartmayalım, bekleyelim görelim…
“Hadi bakalım, çıkıyoruz, sana bir sürprizim var” dedi annem. İlginç, bir sürpriz! Annemden pek de beklenmeyecek bir hareketti bu. ‘Sürprizli’ bir kadın değildi annem. Yapacağını hemen yapar, söyleyeceğini pat diye söylerdi. ‘İçi dışı bir’ derler ya, işte tam da öyle bir kadındı. Huzur içinde uyusun!
Kapıdan çıkmadan baklayı ağzından kaçırır diye düşünmüştüm, ama annemde tık yoktu. Kaptığı gibi beni attı kendini sokağa, tek kelime etmeden. Sokaktan çıkıp Eski Reci Caddesi kaldırımlarında yürümeye başladık. Ama çarşıya doğru gitmiyorduk, istikamet tersti biraz. Meraklanmak hakkımdı, meraklandım, hem de çok!
Ara sokaklardan Çark Caddesi’ne çıktığımızda kafamdaki soru işaretleri iyice artmıştı. Evden ayrıldığımızdan bu yana hiçbir soruma cevap da vermemişti. Nereye götürüyordu annem beni?
Caddedeki dükkanlara bakmak daha ilginç gelmiş olacak ki, bir noktadan sonra sormayı da bırakmıştım. Annemin elini sıkı sıkıya tutmuş yürüyor, ‘o anlar’ın keyfini çıkarıyordum. Okumaya devam et

ARA

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , ,

İLKOKUL dört ya da beşteydim, yani 10-11 yaşlarında. Çocukluk çağım tüm hızıyla, olanca görkemiyle devam ediyordu. Arkadaşlarımla birlikte, Adapazarı’nın çıkmaz sokaklarından birinde oturuyor olmanın avantajlarını allahın her günü kullanıyorduk. Toprak zeminli sokağın araç girişine kapalı, ‘Ara’ dediğimiz bir bölümünü, saatlerce uğraşarak şehrin caddeleri haline getirip telli arabalarımızla turlamak en büyük eğlencemizdi. Bilirsiniz işte, plastik bir arabaya tel geçirip sokakları arşınladığınız türden! İleride arar mıydım bu yılları? Muhtemelen… Kim aramazdı ki? Kim aramadı ki?
O gün de hedefimiz aynıydı: ‘Ara’da telli araba eğlencesi. Vakit kaybetmeden benle aynı yaşlardaki arkadaşlarımla işe giriştik. ‘Ara’yı toz toprak içinde ince ince çalışıp yollarla donatmaya başladık. En güzeli bu oluyordu sanki!
Sokakta yaşıtlarım olmasına ve onlarla birçok ‘çocukça’ oyunu paylaşmama rağmen, en yakın arkadaşlarım benden birkaç yaş büyüktü: Üst katımızda oturan ev sahibimiz Faik Amca’nın ‘fırlama’ oğulları Atilla ve Sadık, bir de mahallenin muhtarı Yaşar Amca’nın ‘uslu’ oğlu Coşkun. Onlar ortaokulda olduğu için telli araba işine pek girmiyorlardı tabii. Kanları bizden farklı kaynıyordu! Okumaya devam et

KARANLIKLAR PRENSİ

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , , , , , , , , , , ,

KARANLIKTI… Haliyle… Sinemadaydım çünkü… Ama bugünkü karanlıkta başka bir şey vardı sanki. John Carpenter’ın “Sis”indeki (The Fog) denizciler çıkıp gelecek gibiydi. Böyle düşününce biraz da irkilticiydi tabii. Ve çoğu zaman olduğu gibi, üç beş kişiydik salonda. Film başlamamıştı henüz. Diğerlerine bakmayı denedim, yaşadığım tedirginliği onlar da hissediyor mu, görmek istedim. İfadelerini seçmek imkansızdı o karanlıkta.
Filmin başlaması geciktikçe, ruhumu teslim alan karanlığın hakimiyeti artıyordu. Bir şeyler olacaktı, ama ne olacağını tahmin bile edemiyordum. Bu durum, hissettiğim parçalanmayı daha da kritik hale getiriyordu.
Oturduğum koltuğa yapışmış, tek kelime edemeden bekliyordum. Kalp atışımın hızını kontrol etmek şöyle dursun, bedenimin herhangi bir parçasına hakim olmaktan acizdim. Bir süre sonra darmadağın olup toz bulutuna dönüşecek gibiydim. Bir güç tarafından içten içe kırılıp dökülüyordum sanki.
“Panik ataktır o!” dediğinizi duyar gibiyim. Olabilir, ama hikayenin devamını okumadan herhangi bir yargıya varmayın bence…
Neyse… Karanlığın içinde debelenme serüvenime devam edeyim ben. Okumaya devam et

CENNET SİNEMASI

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

HAFTA içi günlerin çoğunda olduğu gibi, Uğur’la 9.45’te metroda buluşacaktık, buluştuk da. Tabii ki ben gene beş dakikalık bir gecikmeyle perona varabildim. Uğur oturmuş bekliyordu beni, arka arkaya iki trenin kaçıp gitmesini izlerken birkaç küfür de sallamıştı bana muhtemelen. Neyse ki bu küfürler ‘iyi niyet taşları’yla döşenmişlerdi, zararsızlardı anlayacağınız. Daha doğrusu, bir kulaktan girip öbür kulaktan çıkan cinstendi!
“İki sinema yazarı sabahın 9.45’inde neden metroda buluşuyor ki?” diye bir soru gelebilir aklınıza. Ben de her şeyden haberdarmışsınız gibi konuşuyorum sizle! Haksızlık ettiğimin farkındayım, affola!
Açıklayayım… Derdimiz basın gösterimleri… Sabahın 10.30’undaki (bir zamanlar 10’du bu saat) ön gösterimlere katılarak mesleğimizi daha iyi icra edebilmeye çalışıyoruz. Kimi zaman ‘boşa harcanmış zaman’ olabilen bu gösterimler, bazı durumlardaysa yedinci sanat adına ‘çok özel’ anlar bahşediyor bize.
Açıklamam yeterli geldiyse, o gün nasıl bir ‘serüven’ yaşadığımıza geçeyim artık…
Sokağa açılan sinemalarda büyümüş bir kuşak olarak, alışveriş merkezlerine tıkılmaktan hazzetmediğimiz bir gerçek. “Muppet Show”daki Statler ve Waldorf gibiydik bu konuda, tam anlamıyla iki huysuz ihtiyar. Uğur’un benden bir tık daha ‘huysuz’ olduğunu da kabul edelim ama!
Neyse ki o günkü gösterim, kapısı -tam olarak değilse de- sokağa açılan ender salonlardan Beyoğlu Sineması’ndaydı. Ha kapandı ha kapanacak diye yılları arkasında bırakan Beyoğlu Sineması’nda.
Sütiş’teki geleneksel kahvaltımızın ardından salona doğru yürümeye başladık. İstiklal Caddesi’ni onca yılda binlerce kez arşınlamışık, bir kez daha rotamız aynıydı. Rotamız aynıydı da, yıllar içinde güzergahtaki ‘manzara’ epeyce değişmişti.
Sinema Günleri zamanında, her ikimiz de birer üniversite öğrencisiyken ‘rahmetli’ Emek Sineması’nın yanındaki ‘rahmetli’ Han Cafe’de tanışmıştık. 30 yılı aşan dostluğumuz süresince, İstiklal Caddesi’nin ‘değişmekten usanmayan’ taşları ve büyük çoğunluğu ‘rahmetli’ olmuş mekanları üzerinde bıraktığımız izler, hatıralar denizindeki yerlerini korusalar da bizler gibi yavaş yavaş siliniyorlardı. Tedavülden kalkmasına ramak kalmış bir kuşağın çocuklarıydık artık!
Zamana direnmenin anlamı yoktu, biliyorduk bunu, ama ‘gelişip güzelleşmek’ten ziyade ‘geril(ey)ip çirkinleşen’ manzaraya karşı ‘nostaljik’ refleksler sergilememiz de kaçınılmazdı. Umutla emekleyen, yürüyen, koşan çocukların elinden çalınanların haddi hesabı yoktu.
Sütiş’ten çıkıp İstiklal Caddesi’ne doğru yaptığımız yürüyüşler, son zamanlarda hep bu hissiyatla başlıyordu, gene öyle oldu. Salladığımız küfürlerin burada yeri yok, sıkça sarf edildiklerini bilin yeter!
Yürüyüşün ilk durakları, Fitaş ve Dünya sinemaları oldu. Bir de Fitaş Cep vardı tabii. Fitaş’ta Bernardo Bertolucci’nin “Son İmparator”u (The Last Emperor), Dünya’da Ömer Kavur’un “Gece Yolculuğu” oynuyordu. “Son İmparator” için Taksim Meydanı’na kadar uzanan bir bilet kuyruğu gözümüze çarptı. Dokuz Oscar’lı film gelmişti caddeye, kaçmazdı! Okumaya devam et

UTANÇ

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

DEDİ… Haklı olarak soruyorsunuz, “Ne dedi?” diye, ama ben de hatırlamıyorum, belki de hatırlamak istemiyorum. Tek hatırladığım, bir cümle oluşturacak kadar kelimenin ağzından çıkıp ortaya saçıldığı… Ve tabii şunu da hatırlıyorum: O cümle yüzümü kavurucu bir alev gibi yalayıp geçti, yakıp kül etmesine ramak kalmıştı. Şimdi nefes alıp size bu hikayeyi anlatabiliyorsam, her şeyi o ‘ıskalama’ya borçluyum demektir…
Güzel bir uyku çekmiş, zımba gibi uyanmıştım. Günü kucaklamak için hazırdım. O bana nasıl davranacaktı bilmiyordum, ama bu ‘enerji’yi heba etmeyeceğinden emindim.
(Hikayenin ev kısmını hızlıca atlayalım isterseniz, ilginç bir şey yok çünkü. Kederli bir şey yaşanmadı; hep neşe, hep kahkaha, hep iyilik/güzellik…)
O gün film izlemek gibi bir niyetim yoktu. Film konusunda akşamdan kalmaydım. Ermanno Olmi’nin “İş”iyle (Il Posto) Ingmar Bergman’ın “Utanç”ını (Skammen) arka arkaya izlemiş, iki günlük şaheser kotamı doldurmuştum. Sandro Panseri ile Loredana Detto ve Max von Sydow ile Liv Ullmann arasındaki farklı tonlardaki aşklarla hemhal olurken, iki ustanın aksettirdiği ‘zamansızlık’ duygusunu da cebime yerleştirmiştim. Havada karada ölüm yoktu benim için anlayacağınız!
Sokakları arşınlayarak ‘aylak adamlık’ yapmaktı hedefim. ‘Sinemadan çıkmış insan’ı da oynamak istemiyordum ama… Okumaya devam et

MASKE

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , , , , , , , ,

FİLM bittiğinden beri oturduğum koltuktan kalkmamış, kalkamamıştım. Beynimi kemiren düşünce yığınından kurtulamıyordum bir türlü. Bir yandan, hayatımın bütün evrelerinde yakama yapışan konforu arkada bırakmak istiyor, öte yandan da belirsizliğin sinsiliğinden korkuyordum. Yaman bir çelişki yaşıyordum; durduğum yer itibarıyla suratıma tükürme noktasına geldiğim halde, korunaklı hayatımdan da vazgeçmek istemiyor gibiydim. Ne yapmak istiyordum? Daha da önemlisi, ne yapacaktım? Zor sorulardı bunlar, cevaplarını bir türlü veremediğim, belki de vermek istemediğim.
Beynimi pelteye çeviren yoğun düşünce trafiği, terden sırılsıklam etmişti beni; gözüme dolan ter damlalarından önümü göremez hale gelmiştim. Sıkı sıkıya yapıştığım koltuktan kalkmalıydım artık, kafamı dağıtacak bir şeylere ihtiyacım vardı. Okumaya devam et

HAYAT AĞACI

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , ,

ECNEBİ filmlerin memlekete epeyce gecikmeli geldiği yıllar… Bizim hikayemizse tam olarak 1981’de vuku buluyor. Lise 1 öğrencisi Murat’ın gezegendeki ‘sıra dışı’ günlerinden birinde. Hormonlarının coştuğu, bendini çiğneyip aştığı vakitler anlayacağınız!
“Grease” de memlekete geç gelen filmlerden. Birçoğunun halini düşünürsek çok da geç değil aslında, sadece üç yıl!
Gazetelerde, dergilerde allandıra balllandıra anlatılan bu ‘gençlik filmi’ni izlemeden olmaz tabii… Genciz biz de, kanımız kaynıyor. Tam da bu filmin kaymağını yiyecek kitle!
Bu tür şeyler için organize olmak kolay lisede, yetişkinlerin karar verme tembelliğinden eser yok. Hemen karar verip gideceğimiz günü belirledik. Gün dediğim, bir hafta sonrası falan değil, ertesi gün! Okumaya devam et

ÇIĞLIKLAR VE FISILTILAR

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

1998 sonu ya da 1999 başı, net bir şey söyleyip sizi de yanıltmayayım… 30’lu yaşlarımın başı, ondan eminim! Ankara’da servis şoförü olarak yaptığım askerliğimin de en civcivli dönemi, terhise neredeyse bir yıl var… Sinemayla yaşadığım yoğun ilişki de hesaba katıldığında, askerliği bu kentte yapmak bir şanstı benim için. Her hafta sonu çarşı iznimde bir ya da iki film izleyerek açığı kapatmaya çalışıyordum. Tunalı’daki Gezici Festival ofisi de üs gibiydi, oraya uğrayıp Başak’la hoşbeş ederek güne başlamanın keyfine doyum olmazdı. Bazı seyir serüvenlerimde o da eşlik ederdi bana, çoğu zaman beğenilerimiz uyuşmasa da…
O hafta sonu da rutinden sapmaya pek niyetim yoktu. Elime izin kağıdını alıp Cebeci’deki Harita Genel Komutanlığı’ndan çıktığımda herhangi bir ‘sapma’ olacağına dair bir işaret de çarpmadı gözüme. Her şey, herkes aynıydı.
O güne kadar yürümekle aşınmamıştı yollar, o gün de aşınmayacaktı kuşkusuz. Başladım yürümeye. Hedef, Tunalı’daki Gezici Festival ofisiydi. Başak’la buluşacaktık, bir şeyler atıştırıp filme gitmekti sonraki adımımız. Gördüğünüz gibi, ‘aynılık’tan ölüyordum adeta! Okumaya devam et

YARATIK

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , ,

ARTVİN… Kış ortası… Kar beyaza bürünmüştü bütün kent… Gezici Festival’in daveti üzerine buradaydım. Kalabalık sayılabilecek festival konukları arasında sinema yazarı arkadaşlarım da vardı. Olmaları bir şey değil de, sınırlı bütçe nedeniyle oda paylaşmak zorundaydık. Aslında daha önce birçok yazar arkadaşımla çeşitli festivallerde oda paylaşmıştım, büyük dert değildi anlayacağınız. Kader bu ya, o festivaldeki oda arkadaşım Murat Erşahin olmuştu, benim dilimle ifade edersek ‘Terş’…
Odaya ilk giren ben oldum. Eski otelin küçük odasında güzelce bir ebeveyn yatağı, bir de ne olduğunu pek anlayamadığım küçücük bir yatak vardı. Yayları yıpranmış, çökmüştü. Handiyse bir ‘kara delik’ gibiydi bu nesne.
Büyük yatağa boylu boyunca uzandım, yolculuk hırpalamıştı. Biraz kestirmek iyi gelebilirdi. Tam dalmak üzereydim ki Terş girdi içeri, elinde kolunda bavullar ve çantalarla, nefes nefese. Utanarak söylüyorum, benim bavulumu da o getirmişti.
Elindekileri küçük yatağın üzerine bırakırken, “Kardeşim, yatma planını yapalım” dedi. “Yatıyoruz işte, ben burada, sen orada” diye cevapladım, “Odaya ilk giren yatağı seçer” deme gafletinde de bulundum. Yol yorgunluğu mudur nedir, yoksa gerçekten böyle biri miydim ben, bilmiyorum, o gün ‘kötülük’ havamdaydım. Terş’in “Dönüşümlü yatarız o büyük yatakta herhalde” demesiyle iyice zıvanadan çıktım, ‘karanlığın yüreği’ne terk ettim kendimi: “Tabii ki hayır, festival bitene kadar böyle yatacağız.” Bu da bir hafta demekti! Ağzından salyalar saçan bir ‘canavar’a dönüşmüştüm. İşin kötüsü, bu durum fena halde hoşuma gitmeye başlamıştı… Okumaya devam et

GENÇLİK (Youth)

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , , , , , , , , , , ,


Not: 7/10
2015 İtalya-Fransa-İsviçre-İngiltere, 124 dk.
Yönetmen: Paolo Sorrentino
Oyuncular: Michael Caine, Harvey Keitel, Rachel Weisz, Paul Dano, Jane Fonda, Roly Serrano, Alex Macqueen, Madalina Ghenea, Luna Mijovic, Ed Stoppard, Paloma Faith

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
Sert İkili / Tough Guys (1986)
Yönetmen: Jeff Kanew

PAOLO Sorrentino, önceki filmi “Muhteşem Güzellik”in (La Grande Bellezza) mükemmele yakın tema-biçim bütünlüğünden sonra, bir kez daha benzer bir temaya el atıyor “Gençlik”le (Youth). Akıp giden zamanın farklı şekillerde yıprattığı karakterlerinin ‘bugün’e dair tasarruflarını ameliyat masasına yatıran yönetmen, uzun yıllardır sıkı fıkı arkadaş olan iki ana karakteri iki uca fırlatarak yapıyor bunu. Biri geçmişe takılıp bugünü unutmuş görünüyor, diğeri ise geçmişin tortusuyla bugünü yaşamanın derdinde. En azından ilk izlenim olarak görünen bu. İlk izlenim dedik ya, sonrasında bunun yanıltıcılığıyla yüzleşiyor ve karakterlerin pozisyon değişimine tanıklık ediyoruz. Okumaya devam et

BABAMIN KANATLARI (My Father’s Wings)

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , , , , , , ,

Not: 6/10
2016 Türkiye, 101 dk.
Yönetmen: Kıvanç Sezer
Oyuncular: Menderes Samancılar, Musab Ekici, Kübra Kip, Tansel Öngel, Engin Emre Değer, Cüneyt Yalaz

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
Çark / The Wheel (1987)
Yönetmen: Muzaffer Hiçdurmaz

TÜRKİYE’DE işçi olmayı hep bir parantezin içinde anmak zorunda kalıyor, işçiye reva görülenleri anlatırken yutkunmaya takılıyor ve cümlenin arka planını unutuyoruz. ‘Ölmek’, en çok da onların fıtratında hacimli bir yer kaplıyor oysa, hem de ‘yok’ pahasına. ‘Cinayet’ kavramını doyasıya ‘yaşıyor’ işçiler, arkalarında bıraktıkları devasa inşaatın harcına kattıkları kanla lanetliyorlar düzeni, faydasız kanat çırpışlarıyla birer ikişer düşüyorlar… Ülkenin işçiyle sınavından çakmayı bir alışkanlık haline getirdiği de hesaba katıldığında, bu resme hangi açıdan yaklaşsak olmuyor, parçalar bir türlü yerine oturmuyor. Okumaya devam et

GECENİN KANUNU (Live by Night)

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , , , , , , , , , , ,


Not: 6/10
2016 ABD, 129 dk.
Yönetmen: Ben Affleck
Oyuncular: Ben Affleck, Zoe Saldana, Sienna Miller, Elle Fanning, Chris Cooper, Brendan Gleeson, Chris Messina, Remo Girone, Robert Glenister, Matthew Maher, Miguel J. Pimentel

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
Havana (1990)
Yönetmen: Sydney Pollack

SEBEPLERİ ne olursa olsun, Ben Affleck isminden ‘kıl kapılması’ adetten oldu epeydir. Evet, ‘usta’ bir aktör değil (birçokları gibi) ve belki ‘usta’ bir yönetmen de değil, ama işini pamuklara sarıp sarmalayarak yaptığı da bir gerçek!
Elimizdeki bu ‘bilgi’yle yola çıktığımızda ise ondan ‘kıl kapmak’ için bir sebep göremiyoruz. Aksine, özellikle yönetmen olarak daha çok filme imza atması gerektiğini düşünüyoruz. İnce eleyip sık dokuyan doğasının onu yönelttiği hedeflerle daha sık haşır neşir olmak istiyoruz hatta.
Neyse… Ben Affleck güzellemesi yapmak değil derdimiz tabii, ama bu konuya dair birkaç şey söylemeden de geçmek istemedik! Ve söyledik, rahatladık! Okumaya devam et

AMOK KOŞUCUSU (Stefan Zweig)

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , ,

stefanzweig
Stefan Zweig

Stefan Zweig’ın 1922 tarihli novellası ‘Amok Koşucusu’, handiyse ‘feminist’ bir metnin çıkmaz sokaklarına hapsediyor bizi, keder ve coşkuyu aynı paragrafların içine sıkıştırarak.

STEFAN Zweig’ın ‘tutku’sunu okumak, cümlelerinin arasına sıkışmış ‘özgür ruh’u açığa çıkarıp kendi ruhumuza yapıştırmak biraz da. Boyutları belirsiz bir küpte mahsur kalmanın klostrofobisinden kaçmak ne kadar zorsa, Zweig’ın metinlerindeki ‘tutku’ya kapılıp sürüklenmeden sıyrılmak da bir o kadar zor. Yağlı direğin üzerinde denize doğru koşan yarışmacı gibi, kaç adım atacağınızı bilemeden yürüyorsunuz onun yarattığı atmosferlerde, en nihayetinde düşeceğinizden emin bir şekilde. Önemli olansa düşerken alacağınız hasar; ne kadar ‘ağır’ olursa tahribat, sizin için o kadar iyi, o kadar ‘parlak’. Zweig’ın ‘hafif’ olduğunu söyleyenlere ise bir çift lafımız bile yok, onları kendi cehennemleriyle baş başa bırakmak en iyisi, en güzeli…
Yazarın 1922 tarihli novellası ‘Amok Koşucusu’ (Der Amokläufer), bahsettiğimiz ‘tutku’nun üzerimizde oluşturduğu baskıyı, önüne geçilmez baş dönmesini en iyi yansıtan metinlerden biri. 60 sayfalık bu ‘küçük’ şaheser, bir erkek ve bir kadın hikâyesi anlatıyor belki, ama geniş perspektifte ‘bir’ olmanın resmi gibi adeta. Okumaya devam et

DİRİLİŞ (The Revenant)

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , , , , , , , , ,


Not: 6/10
2015 ABD, 156 dk.
Yönetmen: Alejandro González Iñárritu
Oyuncular: Leonardo DiCaprio, Tom Hardy, Domhnall Gleeson, Will Poulter, Forrest Goodluck, Paul Anderson, Kristoffer Joner, Joshua Burge

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
Vahşi Adam / Man in the Wilderness (1971)
Yönetmen: Richard C. Sarafian

OSCAR’LARDA Leonardo DiCaprio’ya uzun zamandır beklediği ödülü getirmesine kesin gözüyle bakılan “Diriliş” (The Revenant), klasik bir kurtuluş/intikam hikayesi anlatırken, bunu ‘en zor’ koşullar içine yerleştirmeyi uygun görüyor. Bu zorluk, doğal olarak filmin teknik/plastik düzeyini de belirliyor ve yapımı bu anlamda epeyce yukarılara çekiyor. Beyaz adamın yerliler üzerindeki tahakkümüne ya da sistematik soykırımına dair bazı şeyler söyleyecekmiş gibi yapsa da, asıl meselesinin yarım ölçek kurtuluş, yarım ölçek de intikam olduğunu göstermekte gecikmiyor film. Leonardo DiCaprio ile Tom Hardy arasında sık sık rollerin değiştiği bir rotası var hikayenin, karanlıkla aydınlığın da mütemadiyen yer değiştirdiği. Bu durum, hikayeyi ‘bildik’ sularda tutuyor ama basitleştirmiyor, derinliğine zarar vermiyor. İki adamın iki buçuk saatlik serüveni, insana dair birçok aydınlık ve karanlık durumu da beraberinde getirirken, özellikle Guillermo Arriaga’lı ilk döneminde ‘kötülük’ten beslenen Alejandro González Iñárritu’yu da benzer bir pozisyona çekiyor. Son filmlerinde biçimi önceleyen yönetmen, ‘sinema duygusu’nu körükleyen atmosferiyle “Diriliş”i de bir ‘sanat eseri’ haline getirmenin üstesinden geliyor. Her ne kadar rotası ve içine doldurulan malzemeyle ‘kaynak eser’ olamayacaksa da, biçimiyle dudak uçuklatan bir sonuç çıkıyor ortaya.

TheRevenant-4
Tom Hardy

WONG KAR WAI ÜZERİNE KISA BİR FİLM (A Short Film About Wong Kar Wai)

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , ,


Not: 6/10
2015 Türkiye, 23 dk.
Yönetmenler: Ömer Çapoğlu, Serdar Önal

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
Annem Sinema Öğreniyor / My Mother Learns Cinema (2007)
Yönetmen: Nesimi Yetik

SİNEFİL refleksleriyle film yapmak risklidir; neyi nasıl anlatacağın çok önemlidir. Kendin gibi sinefilleri keyif komasına sokarken, diğer izleyiciler tarafından anlaşılmayabilirsin. Ömer Çapoğlu ve Serdar Önal imzalı “Wong Kar Wai Üzerine Kısa Bir Film” ise bu riskleri bertaraf etmeyi başarmış bir çalışma. İsmine de sinen Wong Kar Wai kokusunu derinden hissettirmesiyle birlikte, ‘genel’ izleyicinin de rahatlıkla takip edebileceği bir hikaye anlatımı söz konusu bu filmde. Okumaya devam et

ONUR (Pride)

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , ,


Not: 7/10
2014 İngiltere-Fransa, 119 dk.
Yönetmen: Matthew Warchus
Oyuncular: Bill Nighy, Paddy Considine, Imelda Staunton, Dominic West, Ben Schnetzer, George MacKay, Andrew Scott, Joseph Gilgun, Faye Marsay, Jessica Gunning, Freddie Fox

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
Kadının Fendi / Made in Dagenham (2010)
Yönetmen: Nigel Cole

“ONUR Haftası”na yakışır bir film “Onur” (Pride). 1984-85’te İngiltere’deki madenci grevi sırasında yaşanmış gerçeklerden hareketle projelendirilen film, gey ve lezbiyenlerin madencilerle gösterdikleri dayanışmayı resmediyor. Margaret Thatcher hükümeti tarafından neredeyse hiçleştirilen madencilerle, toplum tarafından her daim ötekileştirilen eşcinsel hareketin buluşmasından müthiş bir sonuç çıkıyor. 1999’daki başarısız ilk filmi “Saklı Anılar”dan (Simpatico) sonraki uzun aranın ardından ikinci sinema filmini çeken yönetmen Matthew Warchus, bu kez hedefi bulmayı başarıyor. Bunda senarist Stephen Beresford’un ‘dengeli’ senaryosunun da katkısı büyük tabii. ‘Maço’ ağırlıklı madenci bakışıyla eşcinselleri aynı potada bir araya getirmenin ‘imkansız’ olduğunu savlayanlara tumturaklı bir cevap da veren film, kadınların direnişini yansıtan Nigel Cole imzalı “Kadının Fendi”ni (Made in Dagenham) hatırlatıyor. Ken Loach hikayelerinin stil anlamında ‘daha hafif’ olanlarını temsil ediyor bu tür yapımlar. Acı gerçekleri Loach sineması kadar ‘ciddi’ bir atmosfere taşımıyorlar, ama ‘eğlenceli’ doğalarının içindeki ‘keder’ de hissedilmiyor değil. Bu dengeyi tutturup gerçekten ‘bir şey’ söylemek zor, ancak “Onur” başta olmak üzere bunu başarmaları da ‘yapılabilir’ olduğunu gösteriyor. Bu arada, filmin soundtrack çalışmasının da ağız sulandırdığını söyleyelim. Bizi 1980’lerin ortasına götürüp orada bırakıyor buradaki enfes ve anlamlı (bazen anlamsızca da serpiştirilebiliyor) şarkılar.

Pride
Dominic West

MAD MAX ÜÇLEMESİ (Mad Max Trilogy)

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , , ,


Avustralyalı sinemacı George Miller’ın, benzer birçok örnekte olduğu gibi ‘efsane’ye dönüşeceğini tahmin bile edemediği 1979 yapımı “Mad Max”, western temalarından beslenen post apokaliptik atmosferiyle sinemasever olarak ciğerimizi söken bir filmdi. Mel Gibson’ın ‘imza’ karakter çalışmalarından birini sergilediği yapımın devam filmleri de efsaneyi layıkıyla beslediler. Şimdiyse son filmin üzerinden 30 yıl geçtikten sonra projelendirilen “Mad Max: Fury Road” ile serinin tozuna toprağına yeniden kavuşuyoruz. Umarız efsanenin hakkını verir bu çalışma da…

İLK filmde birkaç kez duyduğumuz için biliyoruz onun tam adını: Max Rockatansky. Yoksa o bizim için ‘çılgın mı çılgın Max’, başka bir şey değil! Çılgınlığa da aslında ‘delilik’ demek gerek. İlk hikâyeden başlayarak giderek tırmanan bir delilik bu, sınırları iyice zorlayan. ‘Sıradan’ ya da ‘sıradan olmak isteyen’ bir adamın, dış mihraklar tarafından kaşınmasıyla zıvanadan çıkıp ortalığı darmaduman etmesidir özetle Max’in serüveni (serüvenleri). Arka plana yerleştirilen post apokaliptik atmosfer de tetikleyici unsurlardan biri olarak kendini gösterir, ki insanın ‘insanlık’tan çıkışının da resmi gibidir biraz bu durum. Okumaya devam et

TURİST (Turist / Force Majeure)

Öne Çıkan

Etiketler

, , ,

Not: 8/10
2014 İsveç-Fransa-Norveç, 120 dk.
Yönetmen: Ruben Östlund
Oyuncular: Johannes Kuhnke, Lisa Loven Kongsli, Vincent Wettergren, Clara Wettergren, Kristofer Hivju, Fanni Metelius

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
Hayallerin Peşinde / Revolutionary Road (2008)
Yönetmen: Sam Mendes

KADIN ve erkeğin ‘eşitliği’ meselesinde, görünenin ötesinde bir de ‘içe dönük’ perspektif vardır ki, İsveçli sinemacı Ruben Östlund’un ‘yılın filmleri’ sıralamasına girebilecek çalışması “Turist” de bu perspektifin damarlarına doğru bir yolculuğa çıkarıyor bizi. ‘Gözden kaçabilecek’ bir çıkış noktasıyla hareket edip, kadın ve erkeğin bu noktaya dair yorumlarını irdeleyen senarist-yönetmen, buradan devasa bir insanlık resmine ulaşıyor. İzleyeni kaçınılmaz biçimde kendini sorgulamaya iten film, kadın ve erkeğin motivasyon farklılıklarını da apaçık ortaya koyuyor. Yedinci sanatın ‘ayna’ özelliğinin en net biçimiyle beyazperdeye yansıdığı “Turist”, hem erkek hem de kadın için ‘olunan’la ‘olmak istenen’ arasındaki çizgiyi belirginleştiriyor. İnsanın itiraf etmekten kaçındıklarını ete kemiğe büründürürken, ruhumuza yapışan ‘canavar’dan kurtulmanın yolunu da gösteriyor bir bakıma. Sanıyoruz bütün mesele, bu yolu içselleştirip hayata devam etme motivasyonuyla örtüştürebilmenin üstesinden gelmek. Aksi takdirde, ‘canavar’la birlikte son yolculuğa çıkmak kaçınılmaz sanki…

ForceMajeure-2
Johannes Kuhnke, Lisa Loven Kongsli

BAY TURNER (Mr. Turner)

Öne Çıkan

Etiketler

, , ,

Not: 8/10
2014 İngiltere-Fransa-Almanya, 150 dk.
Yönetmen: Mike Leigh
Oyuncular: Timothy Spall, Paul Jesson, Dorothy Atkinson, Marion Bailey

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
Vincent ve Theo / Vincent & Theo (1990)
Yönetmen: Robert Altman

MIKE Leigh, hem yönetmen hem de senarist kimlikleriyle yedinci sanatın zirvelerinde bir yerde bulunmayı hak ediyor. Ana dallara kendini atamamış olsa da, Dick Pope’un ‘resimsi’ görüntüleri başta olmak üzere dört dalda Oscar’a aday gösterilen son filmi “Bay Turner”la (Mr. Turner) bu meziyetlerini sınırsızca sergiliyor bir kez daha. ‘Işığın ressamı’ sıfatını boşuna almadığını belgeleyen 19. yüzyılın büyük İngiliz ustası Joseph Mallord William Turner’ın hayatının uzunca bir dönemine tanıklık ettiğimiz yapım, Timothy Spall’la birlikte devasa bir içsel serüvene taşıyor bizi. Aktör, ressamın gelgitlerin ağırlıkta olduğu hayatının ayrıntılarını mükemmelen yansıtırken, Mike Leigh’in senaryosundan akan ustalık da kusursuz bir bütünlük sağlıyor çalışmaya. ‘Çok özel’ bir görsel dokuya sahip olan “Bay Turner”, modernizmin ilk adımlarının Turner tarafından nasıl karşılandığını göstererek, romantizmin modernizme evrilmesinin de ipuçlarını veriyor bize. Özellikle ressamın fotoğraf makinesiyle karşılaştığı anları aktaran sahnenin bugüne dair saptamalar içerdiğini de söylemek mümkün.

Cannes 2014: Mr Turner
Timothy Spall, Paul Jesson

FOXCATCHER TAKIMI (Foxcatcher)

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , , ,

Not: 8/10
2014 ABD, 129 dk.
Yönetmen: Bennett Miller
Oyuncular: Steve Carell, Channing Tatum, Mark Ruffalo, Sienna Miller

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
Kızgın Boğa / Raging Bull (1980)
Yönetmen: Martin Scorsese

BENNETT Miller, yönetmenlik kariyerini gerçek hikayeler ve karakterler üzerinden yapılandırmaya devam ediyor. “Foxcatcher Takımı” (Foxcatcher), önceki filmi “Kazanma Sanatı”nda (Moneyball) olduğu gibi spor dünyasının ‘kir pas’ına sokuyor bizi. Güreş minderinin başrole soyunacağını düşündüğümüz yapım, hikaye içinde defalarca tuş yapma girişiminde bulunuyor, seyirciye minderi dar ediyor. Steve Carell’in canlandırdığı John du Pont karakteri aracılığıyla ‘Amerikan Rüyası’nı yerle bir eden, sınıfsal gücün bu rüya içindeki yerini ‘dehşetengiz’ biçimde veren “Foxcatcher Takımı”, hikayeyi taşıyan her bir karakterin neredeyse kusursuz çizildiği bir film. İki kardeş güreşçinin dünyanın en zengin adamlarından birinin elinde ‘oyuncak’ olmasını ve bunun yarattığı trajik sonuçları resmeden çalışma, psikoloji biliminin derin sularına çekiyor izleyiciyi ve ilginç bir biçimde orada kalmaya ikna ediyor. Filmin yönetmen, özgün senaryo, erkek oyuncu (Steve Carell), yardımcı erkek oyuncu (Mark Ruffalo) ve saç/makyaj dallarında Oscar’a aday olmasına karşın, ‘en iyi film’ dalında Akademi tarafından neden aday gösterilmediği ise tam bir ‘muamma’. Çözebilen beri gelsin!

Foxcatcher-2
Mark Ruffalo

NEDEN TARKOVSKİ OLAMIYORUM… (Why Can’t I Be Tarkovsky?)

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , ,


Not: 6/10
2014 Türkiye, 110 dk.
Yönetmen: Murat Düzgünoğlu
Oyuncular: Tansu Biçer, Vuslat Saraçoğlu, Esra Kızıldoğan, Menderes Samancılar

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
Camdan Kalp / A Heart of Glass (1990)
Yönetmen: Fehmi Yaşar

İLK filmi “Hayatın Tuzu”yla takdire değer bir çıkış yapan, ama sonrasında uzunca bir ara veren Murat Düzgünoğlu’nun epeydir beklenen ikinci çalışması “Neden Tarkovski Olamıyorum…”, sinemamızın ‘tartışmalı’ 100. yıl kutlamalarına uygun bir hikâye anlatıyor. Andrey Tarkovski hayranı bir yönetmenin, üstadın dünyasına yakın bir film çekmek için çabalamasıyla birlikte, sinemacının sektörün bitmek tükenmek bilmeyen açmazlarıyla yüzleşmesini aktarıyor bu hikâye. Okumaya devam et

DÜNYADA 20.000 GÜN (20,000 Days on Earth)

Öne Çıkan

Etiketler

, , , ,

Not: 8/10
2014 İngiltere, 97 dk.
Yönetmenler: Iain Forsyth, Jane Pollard
Oyuncular: Nick Cave, Susie Cave, Warren Ellis, Darian Leader, Ray Winstone, Blixa Bargeld, Kylie Minogue, Arthur Cave, Earl Cave

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
Gürültü Ustaları / It Might Get Loud (2008)

Yönetmen: Davis Guggenheim

BAZI ‘büyük’ müzisyenler vardır, birlikte büyüdüğünüz; müzikleriyle olduğu kadar hayata bakışlarıyla da sizi etkileyen, yeryüzünde kapladığınız alanı daha da ‘anlamlı’ kılan. İşin doğası gereği onlar sizden birkaç yaş büyüktür ama aynı kuşağın meseleleriyle kafayı bozmuşsunuzdur, farklı coğrafyalarda yaşasanız da. Benim için bu tanıma uygun birkaç ‘müzisyen ağabey’ var: Morrissey (The Smiths), Robert Smith (The Cure), David Byrne (Talking Heads), Ian Brown (The Stone Roses) gibi… Okumaya devam et

ATTILA MARCEL

Öne Çıkan

Etiketler

, ,

Not: 6/10
2013 Fransa, 106 dk.
Yönetmen: Sylvain Chomet
Oyuncular: Guillaume Gouix, Anne Le Ny, Bernadette Lafont, Hélène Vincent, Fanny Touron, Jean-Claude Dreyfus

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
Amelie / Le Fabuleux Destin d’Amélie Poulain (2001)
Yönetmen: Jean-Pierre Jeunet

2003’TE “Belleville’de Randevu”yla (Les Triplettes de Belleville) enfes bir şekilde başlayıp, 2010’da Jacques Tati senaryosu “Sihirbaz”la (L’Illusionniste) aynı lezzette devam eden Sylvain Chomet filmografisi, üçüncü hamlesinde animasyonu bir kenara bırakıyor ve “Attila Marcel”le yeni bir yöne doğru akacağının işaretlerini veriyor. Bu yön, her ne kadar onun animasyondaki maharetini aratsa da, sinemacının tematik bütünlük olarak doğru bir yerde durduğunu söyleyebiliriz. “Attila Marcel”, Sylvain Chomet sinemasının ‘arayış’ temelli özünü yansıtma konusunda yönetmene yeni bir hamle sırası daha veriyor, o da bu hamleyi harcamadan işini yapıyor. Okumaya devam et

BELA (Borgman)

Öne Çıkan

Etiketler

, ,

Not: 5/10
2013 Hollanda-Belçika-Danimarka, 113 dk.
Yönetmen: Alex van Warmerdam
Oyuncular: Jan Bijvoet, Hadewych Minis, Jeroen Perceval, Alex van Warmerdam, Tom Dewispelaere, Sara Hjort Ditlevsen

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
Köpek Dişi / Kynodontas (2009)
Yönetmen: Yorgos Lanthimos

HOLLANDALI sinemacı Alex van Warmerdam’ın epeydir gösterime girmesini beklediğimiz filmi “Bela” (Borgman), alabildiğine kafa karıştırıcı bir yazıyla açılıyor: “Ve onlar, kendi saflarını yüceltmek için yeryüzüne indiler.” Kutsal metin alıntısı havası taşıyan ama böyle bir not olmayan bu ‘uyarı’, sonraki dakikalarda göreceklerimiz konusunda da bir önyargıya sürüklüyor bizi. Filmin yarattığı Haneke atmosferinin ‘fantastik’ bir bakışla da desteklenebileceğini işaret ediyor. Bu kafa karıştırma hamlesinin hikayeyi salt bir ‘nefret operası’ kimliğinden sıyırıp çok boyutlu bir noktaya götürdüğünü de kabul etmek gerek. Ancak, çok boyutluluğun yarattığı labirentte kaybolmanın da mümkün olduğu bir bütün söz konusu burada, ki filmde aktör kimliğiyle de var olan yönetmen Alex van Warmerdam da ipin ucunu kaçırıyor belli bir aşamadan sonra. Okumaya devam et

ÖTEKİ (The Double)

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , ,

Not: 7/10
2013 İngiltere, 93 dk.
Yönetmen: Richard Ayoade
Oyuncular: Jesse Eisenberg, Mia Wasikowska, Wallace Shawn, Noah Taylor, James Fox, Cathy Moriarty

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
İçimizdeki Şeytan / Raising Cain (1992)
Yönetmen: Brian De Palma

HENÜZ 25 yaşındayken yayımlanan 1846 tarihli ilk romanı ‘İnsancıklar’la (Bednye Lyudi) yere göğe sığdırılamayan, geleceğin en büyük kalemlerinden biri olacağının işaretlerini veren Dostoyevski’nin ikinci hamlesi ‘Öteki’ (Dvoynik), uzun hikâye formuyla dönemin meşhur edebiyat dergisi ‘Otechestvennye Zapiski’de yayımlandığında, kelimenin tam anlamıyla yerden yere vurulmuştu yazar. Kendisinin bile sonraki yıllarda çelişkili görüşler belirttiği bu eser, özellikle dilindeki ‘bilinçli savrukluk’la eleştirilmiş, diyaloglardaki ısrarlı tekrarlarla da acımasız okların hedefi olmuştu. Anlattığı hikâye ise o dönem için ‘yeni’ gibi görünse de Gogol etkilerinin yoğun biçimde hissedildiği bir temel üzerine inşa edilmişti. Anlayacağınız, ilk romanıyla edebiyat çevrelerini heyecanlandıran o ‘ışık’ bir anda sönüp gitmişti otoritelerin gözünde. O ışığın yeniden ve hiç sönmemecesine parlayacağını görmeleriyse pek vakit almayacaktı. Okumaya devam et

ÖMER (Omar)

Öne Çıkan

Etiketler

, , , ,

Not: 8/10
2013 Filistin, 96 dk.
Yönetmen: Hany Abu-Assad
Oyuncular: Adam Bakri, Leem Lubany, Waleed Zuaiter, Samer Bisharat, Iyad Hoorani

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
Kutsal Direniş / Yadon Ilaheyya (2002)
Yönetmen: Elia Suleiman

BİZDE daha çok 2005 yapımı “Vaat Edilen Cennet”le (Paradise Now) tanınan, antolojik film “Unutma Beni İstanbul”un da yönetmenlerinden biri olan Filistinli sinemacı Hany Abu-Assad’ın bu yılın ‘yabancı dilde en iyi film’ Oscar adayları arasına giren çalışması “Ömer” (Omar), kurban-cellat ilişkisini beyazperdeye taşıyan filmlerin önde gelenlerinden biri olmayı hak ediyor. İsrail işgali altındaki Filistin topraklarında yaşayanların ‘kapana sıkışmış’ hallerini ilk elden veren yapım, bir yandan da yürekleri dağlayan bir aşk hikayesiyle baş başa bırakıyor bizleri. Anlayacağınız, ‘çıkışsızlık’ başrole soyunuyor bu filmde ve onun kaçınılmaz biçimde açığa çıkardığı ‘öfke’yle anlamlanıyor. Okumaya devam et

MEYDAN (Al Midan / The Square)

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , , ,

Not: 10/10
2013 Mısır-ABD-İngiltere, 108 dk.
Yönetmen: Jehane Noujaim
Oyuncular: Ahmed Hassan, Khalid Abdalla, Magdy Ashour, Ramy Essam, Aida Elkashef

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek! / Love Will Change the Earth! (2014)
Yönetmen: Reyan Tuvi

BU belgesel hakkında ne yazsak boş! Görmek lazım, hatta defalarca… Haziran 2013’teki Gezi Direnişi’nde korkusuzca haklarını talep eden, ‘tekmeye kafa uzatan’ ve ‘özgür bir dünya’ özlemlerini haykıran gençlerin Mısırlı kardeşleri var “Meydan”ın (Al Midan) başrolünde. Ocak 2011’den bu yana süren mücadelelerini önce 30 yıllık Mübarek rejimine, orduya, ardından da Mursi’nin ‘baskı’yı katmerleyen ‘seçilmiş’ yönetimine karşı yapan Tahrir’in gençleri, tıpkı Gezi’nin gençleri gibi ne darbe istiyorlardı ne de özgürlüklerini hapseden rejimin iktidarda kalmasını. İstedikleri şey netti: ‘Bir’ olmak, birlikte yaşamak, özgür olmak… Okumaya devam et

AŞK (Her)

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , , , , , , , ,

Not: 9/10
2013 ABD, 126 dk.
Yönetmen: Spike Jonze
Oyuncular: Joaquin Phoenix, Scarlett Johansson, Amy Adams, Rooney Mara, Olivia Wilde, Chris Pratt, Matt Letscher, Laura Kai Chen, Portia Doubleday, Brian Cox, Kristen Wiig

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
2001: Uzay Yolu Macerası / 2001: A Space Odyssey (1968)
Yönetmen: Stanley Kubrick

SPIKE Jonze ‘kafası’nın önüne geçmek mümkün değil gerçekten de! Konvansiyonele yaklaşmayı bir an olsun düşünmeyen bu kafa, ‘serbest vezin’ bir dünyanın bayraktarlığını üstlenmiş durumda. Onun sineması, hikaye anlatmayı ‘sadece hikaye anlatmak’ olarak tanımlamıyor. Jonze, bir hikaye anlatırken onun ‘uzlaşmacı’ tavır sergilemesinin önüne geçiyor ve her defasında ‘inanılmaza inandırmayı’ başarıyor bir şekilde. Formülleri o denli etkili ki, ikna olmak için aşırı bir çaba harcamanız da gerekmiyor, her şey kendiliğinden olup bitiyor. Okumaya devam et

SADECE AŞIKLAR HAYATTA KALIR (Only Lovers Left Alive)

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , , , , , ,

Not: 7/10
2013 İngiltere-Almanya-Fransa-Yunanistan-Kıbrıs, 123 dk.
Yönetmen: Jim Jarmusch
Oyuncular: Tilda Swinton, Tom Hiddleston, Mia Wasikowska, John Hurt, Anton Yelchin, Jeffrey Wright

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
Açlık / The Hunger (1983)
Yönetmen: Tony Scott

JIM Jarmusch’un ne yapacağı, nereye bakacağı, nasıl bir ruh haliyle işine sarılacağı belli olmuyor! ‘Amerikan bağımsızlarının gururu’ diye de adlandırılabilecek sinemacı, yeni filmi “Sadece Aşıklar Hayatta Kalır”da (Only Lovers Left Alive), özellikle 2000’li yıllarla birlikte ‘sulandırılan’ vampir fenomenine kendi penceresinden bakıyor ve kendi vampirlerini yaratıyor. Okumaya devam et

GEÇMİŞ (Le Passé / The Past)

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , , ,

Not: 8/10
2013 Fransa-İtalya-İran, 130 dk.
Yönetmen: Asghar Farhadi
Oyuncular: Bérénice Bejo, Tahar Rahim, Ali Mosaffa, Pauline Burlet, Elyes Aguis, Jeanne Jestin, Sabrina Ouazani, Babak Karimi

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
İç Dünyalar / Interiors (1978)
Yönetmen: Woody Allen

ASGHAR Farhadi’nin ‘mesele’sinde bir eğrilip bükülme yok. Önceki filmi “Bir Ayrılık”taki (Jodaeiye Nader Az Simin) ‘ilişkiler yumağı’nı İran’dan Fransa’ya taşıyor sadece. Aynı filmi çektiğini ya da aynı hikayeyi anlattığını söylemiyoruz tabii ki, ama meselenin özünden dışarı adım atmayı düşünmüyor sinemacı ve ‘bitiremediği’ hikayeyi tamamlamaya çalışıyor “Geçmiş”te (Le Passé). Ve bu kez de bitiremiyor, belki de bitmesini istemiyor, sürüp gitsin bu insanlık dramı diyor, ta ki ‘öğrenene’ kadar… Okumaya devam et

KIRIK ÇEMBER (The Broken Circle Breakdown)

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , ,

Not: 8/10
2012 Belçika-Hollanda, 111 dk.
Yönetmen: Felix van Groeningen
Oyuncular: Johan Heldenbergh, Veerle Baetens, Nell Cattrysse, Geert Van Rampelberg, Nils De Caster

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
Sınırları Aşmak / Walk the Line (2005)
Yönetmen: James Mangold

BU yılın ‘yabancı dilde en iyi film’ adaylarından biri “Kırık Çember” (The Broken Circle Breakdown). Oscar’ın her yıl olduğu gibi bu yıl da ‘en sağlam dalı’ bu ve kimin kazanacağına dair tahminlerin taca çıkma ihtimalinin de en yüksek olduğu dal. “Kırık Çember” de en az diğer dört güçlü aday kadar heykelciğe yakın anlayacağınız. Festivalde gösterildiği adıyla “Şeylerin Boktanlığı” ya da ticari gösterim ismiyle “Çölde Kutup Ayısı”yla (De Helaasheid Der Dingen) tanıdığımız Belçikalı sinemacı Felix Van Groeningen imzalı film, izleyeni ‘paramparça’ eden hikayesini ‘inanç’ ve ‘güven’ kavramları üzerinde yapılandırıyor. Ve bu kavramların altını tıka basa doldurarak yükseliyor, izleyende ‘travmatik’ bir etki bırakıyor. Okumaya devam et

DÜZENBAZ (American Hustle)

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , , , , , ,

Not: 8/10
2013 ABD, 138 dk.
Yönetmen: David O. Russell
Oyuncular: Christian Bale, Amy Adams, Bradley Cooper, Jennifer Lawrence, Jeremy Renner, Louis C.K.

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
Belalılar / The Sting (1973)
Yönetmen: George Roy Hill

1990’LARDA çektiği ilk üç filmiyle geleceğin önemli sinemacılarından biri olacağının işaretlerini veren, 2000’leri tek filmle geçerek bu yargıyı havada bırakır gibi olan, ancak 2010’larla birlikte yeni ve çok daha çarpıcı bir çıkışa imza atan David O. Russell, aldığı Altın Küre ödülleriyle birlikte bu yılın Oscar’larında da en güçlü adaylar arasında kendine yer bulan son filmi “Düzenbaz”la (American Hustle) başyapıtını ortaya koymuş görünüyor. Okumaya devam et

GLORIA

Öne Çıkan

Etiketler

, , ,

Not: 8/10
2013 Şili-İspanya, 110 dk.
Yönetmen: Sebastián Lelio
Oyuncular: Paulina García, Sergio Hernández, Diego Fontecilla, Fabiola Zamora, Coca Guazzini

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
Copacabana: Düğün Hediyesi / Copacabana (2010)
Yönetmen: Marc Fitoussi

GENEL çerçevede Güney Amerika sinemasının, özeldeyse Şili’nin son zamanlardaki yükselişi gözden kaçacak gibi değil. Pablo Larraín önderliğinde tırmanışını sürdüren Şili sineması, başyapıt ayarında ürünler çıkarmaya devam ediyor. Pablo Larraín’in (kardeşi Juan de Dios Larraín’le birlikte) yapımcı kimliğiyle katkı sunduğu Sebastián Lelio filmi “Gloria” da bu geleneğin çarpıcı uzantılarından biri. Okumaya devam et

BIRAK GÜNEŞ İÇERİ GİRSİN (Hair)

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , , , , , , , , , , ,


Not: 10/10
1979 Batı Almanya-ABD, 121 dk.
Yönetmen: Milos Forman
Oyuncular: John Savage, Treat Williams, Beverly D’Angelo, Annie Golden, Dorsey Wright, Don Dacus, Cheryl Barnes, Richard Bright, Nicholas Ray, Charlotte Rae, Miles Chapin

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
Tommy (1975)
Yönetmen: Ken Russell

ÇAPULCULAR’IN Taksim Gezi Parkı’ndaki direnişi süredursun, onların ‘68 kuşağındaki yansımasını önce sahnede, ardından da beyazperdede ölümsüzleştiren “Hair” müzikalinin akla gelmemesi mümkün değildi bizim için. Öncelikle gençliğin, ardından da bütün toplumların ‘özgürlük’ bağlamındaki dönüşümünde sembol anlamlar kazanan ‘çiçek çocuklar’ın (hippiler) ‘eşya’ya bağımlılığa karşı isyanının izdüşümü olan bu müzikal, 1967’deki ilk sahnelenişinden bu yana etkisini yitirmeyen bir destan kuşkusuz.
“Hair”in Milos Forman imzalı 1979 yapımı sinema versiyonu da aynı oranda ‘kafa karıştırıcı’ (bunu ‘iyi’ diye okuyun lütfen). Çek asıllı üstadın, Vietnam Savaşı karşısında geri adım atmayan, özgürlük alanlarının kısıtlanmasının önünde dimdik duran, ‘para’nın hükmünü reddeden bir kuşağın fotoğrafını çekerken gösterdiği hassasiyetin sonucuysa tam anlamıyla göz kamaştırıcı. İlk andan başlayan ‘isyan ateşi’nin son sahneye kadar taşındığı, izleyicinin de bu ateşle kavrulduğu film, ‘zincir vurulamayacak’ bir gençliğin profilini çıkarıyor aynı zamanda. Okumaya devam et

NO

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , , , , , , , , , ,


Not: 8/10
2012 Şili-ABD-Fransa-Meksika, 118 dk.
Yönetmen: Pablo Larraín
Oyuncular: Gael García Bernal, Alfredo Castro, Antonia Zegers, Luis Gnecco, Marcial Tagle, Néstor Cantillana, Jaime Vadell, Pascal Montero

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
Yağmuru Bile / También la Lluvia (2010)
Yönetmen: Icíar Bollaín

ŞİLİLİ sinemacı Pablo Larraín’in ‘diktatör Pinochet’ merkezli üçlemesinin son durağı “No”, önceki iki filmin açtığı yolu takip ederken, epeyce örselenmiş bir halkın hafızasını küçümseme gafletinin sonuçlarını da taşıyor yamacımıza. Larraín, bu üçlemeyi önümüze koyarken, bir yandan da Şili halkının sözcüsü gibi davranıyor ve halkın Pinochet’yle hesaplaşmasını beyazperde aracılığıyla ete kemiğe büründürüyor. Okumaya devam et

UMUT IŞIĞIM (Silver Linings Playbook)

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , , , , , , , , , , ,


Not: 6/10
2012 ABD, 122 dk.
Yönetmen: David O. Russell
Oyuncular: Bradley Cooper, Jennifer Lawrence, Robert De Niro, Jacki Weaver, Chris Tucker, Anupam Kher, John Ortiz, Shea Whigham, Julia Stiles

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
Bir Gün / One Day (2011)
Yönetmen: Lone Scherfig

ÖĞRETMENLİĞİ bırakıp yazarlık kariyerine adım atan Matthew Quick, kaleme aldığı ilk romanla hedefine ulaşmış bir isim. Popüler kulvarda kendine yer edinen 2008 tarihli ‘Umut Işığım’ (The Silver Linings Playbook), özellikle karakterlerinin ‘yaşayan’ havalarıyla okuru kolayca içine çekebilen bir ilk roman. Yazarın hikâyeyi kurgularken gösterdiği beceri de bu durumun müsebbiblerinden biri kuşkusuz.
30’lu yaşlarının ortalarında bir kahramanı var romanın. Pat Peoples adlı bu karakter, karısı Nikki’yi başka bir adamla yakalayıp ‘balataları sıyırınca’ kapatıldığı klinikten annesi tarafından çıkarılıyor ve baba evinde ‘yeni bir yaşam’a başlıyor. Karısına geri dönme arzusuyla yanıp tutuşan Pat, kadının ‘istediği’ (istediğini sandığı) gibi bir adam olmak için çabalıyor. Annesi, babası, kardeşi, arkadaşları, terapisti ve Philadelphia Eagles futbol takımı çerçevesinde süregiden hayatına, polis kocası öldürülmüş, kendisinden birkaç yaş büyük Tiffany girdiğindeyse işler biraz karışıyor (ya da tam tersine rayına oturuyor). Tiffany’nin ona Nikki’yi kazandıracağını düşünüyor, ama ‘umut ışığı’nı başka bir formülle yakalıyor en nihayetinde… Okumaya devam et

DÜŞLER DİYARI (Beasts of the Southern Wild)

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , ,


Not: 8/10
2012 ABD, 93 dk.
Yönetmen: Benh Zeitlin
Oyuncular: Quvenzhané Wallis, Dwight Henry, Levy Easterly, Lowell Landes, Pamela Harper, Gina Montana, Amber Henry, Jonshel Alexander

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
400 Darbe / Les Quatre Cents Coups (1959)
Yönetmen: François Truffaut

BENH Zeitlin için ne söylenebilir ki! IMDb’deki fotosuyla birazcık olsun sevgili İnan Temelkuran’ı hatırlatan bu genç adam, ilk uzun metrajlı filmiyle dünyayı salladı, sallamaya da devam ediyor. İki kısa animasyonla başlayıp, onu “Düşler Diyarı”na taşıyan kısa kurmacası “Glory At Sea”yle ‘evrilen’ sineması, Zeitlin’i tartışmasız bugünün ‘harika çocuk’u yapıyor. Biraz da Steven Spielberg’ün ilk adımlarını hatırlatıyor bize onun bu çıkışı. Okumaya devam et

YOK EDİCİ (William S. Burroughs)

Öne Çıkan

Etiketler

, , ,

WilliamBurroughs
William S. Burroughs

Beat Kuşağı’nın zirvedeki temsilcilerinden William S. Burroughs’un 1973 tarihli hikâyeler toplamı ‘Yok Edici’, 30 hikâyeyle toplumu yerle bir ediyor, bütün dinamiklerine dilini sokuyor, ‘utanmadan’.

1940’LI yılların ikinci yarısı ve 1950’lerin başında, iki dünya savaşının bir silindir gibi üzerinden geçtiği toplumların, yaşananlarla ve yaşanacaklarla hesaplaşması kaçınılmazdı. Sanatın bütün disiplinlerinde bir ‘isyan havası’ göze çarpıyordu. Edebiyatın da ‘yeni dünya düzeni’ üzerine söyleyecekleri vardı elbette ve bunu ‘Beat Kuşağı’yla ete kemiğe büründürdü. Kapitalizmle beslenen materyalist bakışı reddeden, her alanda ‘özgür irade’yi öne çıkaran, bunu ‘uçuş’ ortak paydasında buluşturan bu kuşağın yazarları, toplumlara enjekte edilen ‘ezber aşısı’nı tersten okuyan bir yapı oluşturdular. William S. Burroughs, Allen Ginsberg ve Jack Kerouac’ın öne zıpladıkları bu yazar platformu, özellikle gençliği yanına alarak 1968’e doğru giden sürecin de tetikçisi oldu. Burroughs ise, hem dili hem de bakışıyla ‘gerçeküstü bir gerçeklik’ yakaladı, postmodern edebiyata da göz kırpan bir kulvarda yoluna devam etti… Okumaya devam et

KAR BEYAZ (White as Snow)

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , , , , , , , ,


Not: 7/10
2010 Türkiye, 77 dk.
Yönetmen: Selim Güneş
Oyuncular: Hakan Korkmaz, Sinem İslamoğlu, Gürsan Piri Onurlu, Kaya Akkaya, Ziver Armağan Açıl

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
Sivas (2014)
Yönetmen: Kaan Müjdeci

ŞAİRLİĞİ ve romancılığı da güçlü olmasına karşın, hikâyeciliğiyle Türkiye edebiyatında bambaşka bir yere oturan Sabahattin Ali, kısacık hayatına (ölümü bu ülke için bir utançtır ve utanç olarak kalacaktır) sığdırdığı sayısız hikâyeyle Türkiye’nin gerçeklerine ‘yapışan’ bir yazar olmayı başarmıştır. Bugün bile değişmeyen ve değişmesi de beklenmeyen ‘bozuk düzen’in insanlar üzerindeki ‘umut kırıcı’ etkisini hikâyelerine malzeme yapan, ‘küçük insan’ın ezilerek daha da küçültülmesini çarpıcı tespitlerle yapıtına yansıtan, okurun duygularını harekete geçiren üslubuyla ‘tetikleyici’ etkiye de sahip olan yazar, bu özellikleriyle otoritenin ‘düşmanı’ olarak görülmüştür her daim. ‘Kuşkulu’ ölümü de bu durumun bir yansımasıdır aslına bakarsanız. Okumaya devam et

AĞAÇ (The Tree)

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , , , , , , , , ,


Not: 6/10
2010 Fransa-Avustralya-Almanya-İtalya, 100 dk.
Yönetmen: Julie Bertuccelli
Oyuncular: Charlotte Gainsbourg, Morgana Davies, Marton Csokas, Christian Byers, Tom Russell, Gabriel Gotting, Aden Young

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
Ana ve Oğul / Mat i Syn (1997)
Yönetmen: Aleksandr Sokurov

HAYATIMIZIN merkezine koyduğumuz bir insanı kaybettiğimizde çektiğimiz acı bir yana, onun yerini dolduracak bir ‘şey’le avunuruz çoğu zaman. Kimi zaman bu bir eşya, kimi zamansa başka bir insan olur. Kendimden örnek vermem gerekirse, benim için babam bir ‘hırka’dır artık, onun uzun yıllar üzerinden çıkarmadığı kahverengi hırkası. Artık eskiyip (zaten eskiydi) yıpranmış o hırkayı giydiğimde ‘beni ben yapan’ adam olurum, onun hiç ‘eskimeyecek’ duruşunu taklit ederim. Deneyimlediğim ya da gördüğüm birçok ‘arıza’ya isyan ettiğimde, her açıdan yapayalnız kaldığımda, umutsuzluk duvarına tosladığımda o hırkadır beni dipten gün yüzüne çıkaran. Onu yok etmenin beni eksilteceği aşikardır. Ama aynanın öte yakasından bakmaya çalıştığımda, onun eksikliğiyle ‘tek başıma ayakta durma’ reflekslerimin gelişeceğini de düşünürüm bir yandan. Anlayacağınız, yaman bir çelişkidir yaşadığım… Okumaya devam et

ASLI GİBİDİR (Copie Conforme / Certified Copy)

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , , , , , , ,


Not: 8/10
2010 Fransa-İtalya-Belçika-İran, 106 dk.
Yönetmen: Abbas Kiarostami
Oyuncular: Juliette Binoche, William Shimell, Jean-Claude Carrière, Agathe Natanson, Gianna Giachetti, Adrian Moore

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
Geceyarısından Önce / Before Midnight (2013)
Yönetmen: Richard Linklater

ZAMAN geçtikçe yıpranıp ‘ufalan’ ilişkiler, tahammül eşiğinin düşmesi, beklentilerin üst sınıra dayanmasıyla duyulan düş kırıklıkları, sevginin ardından saygının da yitirilmesi, ‘idare edip günü kurtarma’ kaygılarının açığa çıkması, ‘sevgili’ye karşı duyulan isteğin eksilmesi, dokunma ve hissetme hassasiyetinin ortadan kalkması, ‘asıl’ olanın niteliklerinin unutulup ‘kopya’yla yetinilmesi (daha doğrusu, ikisi arasındaki ayrımın giderek ortadan kalkması)… Bir ilişkinin yıpranma süreci içinde ortaya çıkan tüm bu handikaplar, eğer ‘restore’ etme becerisi de gösterilememişse, o ilişkinin çöküp ‘eşleri’ birer ‘yabancı’ya dönüştürmesi sonucunu doğurur kaçınılmaz olarak. Okumaya devam et

YAMAN TİLKİ (Fantastic Mr. Fox)

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , , , , , , , , , , ,


Not: 8/10
2009 ABD-İngiltere, 87 dk.
Yönetmen: Wes Anderson
Seslendirenler: George Clooney, Meryl Streep, Jason Schwartzman, Bill Murray, Wally Wolodarsky, Eric Anderson, Michael Gambon, Willem Dafoe, Owen Wilson, Jarvis Cocker, Wes Anderson

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
Köpek Adası / Isle of Dogs (2018)
Yönetmen: Wes Anderson

ROALD Dahl’ı ‘büyüklere masallar’ yazarı olarak tanımlamak yanlış olmaz sanırız. Sinema sanatıyla her daim içli dışlı olan bu yazar, temelde çocuk edebiyatı içinde kendine yer bulsa da eserlerinde daha çok ‘büyükler’ için mesajlar verip insanoğlunun kimi defolarına eğilmekten geri duramaz. Onun beyazperdedeki en ‘popüler’ yansıması “Charlie’nin Çikolata Fabrikası” (Charlie And The Chocolate Factory) olsa da, “Yaman Tilki” de ‘şöhret’ konusunda ondan aşağı kalmayacak belli ki.
Masalımız şöyle… Kahramanımız Bay Tilki, doğası gereği tavuk hırsızlığıyla geçimini sağlayan bir aile babasıdır. Karısına verdiği söz üzerine bu işi bırakıp gazeteciliğe başlar. Ancak satın aldığı ağaç evin karşısında oturan üç güçlü ve ‘kötü’ adamın ‘dokunulmazlığı’ onu kışkırtır, son bir kez hırsızlık yapmaya karar verir. Bunun sonuçlarıysa yerin altını mesken edinmiş bütün hayvanların kaderini çizecektir. Savaş başlamıştır ve bunun geri dönüşü yoktur… Okumaya devam et

KÖPEKLERİN GÜNÜ (Dog Day Afternoon)

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , ,


Not: 10/10
1975 ABD, 125 dk.
Yönetmen: Sidney Lumet
Oyuncular: Al Pacino, John Cazale, Charles Durning, Chris Sarandon, Sully Boyar, Penelope Allen, James Broderick, Carol Kane

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
İçerideki Adam / Inside Man (2006)
Yönetmen: Spike Lee

BİR film “Gerçeklerden uyarlanmıştır” ibaresiyle başlarsa biraz temkinli yaklaşmakta yarar vardır. Zira filmin yaratıcılarının gerçeği ne kadar saptırdığını ve izleyiciyi ‘oyalamak’ için ne gibi numaralara başvurduğunu bilemeyiz hiçbir zaman. Ve o gerçek, bilmediğimiz/tanık olmadığımız bir gerçekse işler bizi daha da ‘sorgulayıcı’ bir yöne doğru savurur.
“Köpeklerin Günü”ne (Dog Day Afternoon) gelene kadar ‘gerçeğin sineması’ konusunda özellikle “Serpiko”yla (Serpico) etkileyici bir sınav veren Sidney Lumet’se yönetmen, ona ‘inanmak’ boynumuzun borcu olur, onun manipülatif bir anlayışa kucak açmayacağını biliriz. İşin özü, hikayeyi değiştirse de ‘sulandırmaz’ Lumet.
Evet, bu film 22 Ağustos 1972’de (açılışta bu tarihi görüyoruz) yaşanmış bir banka soygunu ‘girişimi’nin sinematik karşılığı. Filmin orijinal adından sızan bunaltıcı bir ağustos akşamüstü, Brooklyn’de bir bankaya gelen üç soyguncu (işin başında ikiye düşer sayı), sanki başarısızlığı baştan belli olan bir işe sıvanmışlardır. Kalan ikili Sonny ve Sal, bir süre sonra polislerin kapıya dayanmasıyla kendilerini amansız bir rehine pazarlığının içinde bulurlar. Sonrası… Sonrasıysa “Köpeklerin Günü”nü (ithalatçılarımız bu ismi nerelerinden uydurdular, bu da merak konusu) sinema tarihinin en müstesna yapıtlarından birine dönüştüren ‘çok özel’ sahnelerden mürekkep bir hazine. Okumaya devam et

AÇLIK (Hunger)

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , , , ,


Not: 8/10
2008 İrlanda-İngiltere, 96 dk.
Yönetmen: Steve McQueen
Oyuncular: Michael Fassbender, Stuart Graham, Liam Cunningham, Liam McMahon

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
Sonbahar / Autumn (2008)
Yönetmen: Özcan Alper

KUZEY İrlanda’nın bağımsızlık mücadelesinde kilit pozisyon alan IRA’nın (İrlanda Kurtuluş Ordusu) beyazperdeyle teşrikimesai içine girmesinin yansımaları, sinema sanatının ‘politik muhalif’ kanadının zenginleşmesinin anahtarlarından biridir. IRA filmleri (ya da Kuzey İrlanda direniş filmleri diyelim), en yüzeyselden başlayıp en derine kadar inen bütün uzantılarında karşı konulmaz bir çekicilik taşır. Bağımsızlık adına yapılan eylem planlarının ‘adabımuaşeret motoru’ gibidir adeta bu filmler. IRA öncesi direnişe gözünü diken “İrlandalı Kız”dan (Ryan’s Daughter) Gerry Conlon’ın gerçek hikayesini anlatan “Babam İçin”e (In The Name Of The Father) kadar genişleyen bir yelpazede karşımıza çıkan bu yapımlar, ‘direnişin kokusu’nu derinden hissettirme işlevine sahiptir. ‘İlham verici’ olduklarına da kuşku yoktur.
Herhangi bir biçimde benzerliği, yakınlığı, akrabalığı bulunmayan büyük aktörle aynı adı taşıyan ve giderek ‘ustalar’ katında anılmaya başlayan İngiliz sinemacı Steve McQueen’in ilk filmi “Açlık” (Hunger) da bu kategorideki yerini alırken, izleyenin tepkisiz kalmasını olanaksızlaştıran bir biçemin ardına takılıyor. Bir IRA mensubu olmamasına karşın, 1981’deki açlık grevlerinde örgütle birlikte hareket eden efsane direnişçi Bobby Sands’in hikayesine ortak oluyoruz filmde. Politik statü alabilmek için girişilen bu eylem, Sands’in adım adım ölüme doğru giden serüveniyle hayat buluyor, anlamlanıyor. Okumaya devam et

SONBAHAR (Autumn)

Öne Çıkan

Etiketler

, , , , , , ,


Not: 9/10
2008 Türkiye-Almanya, 99 dk.
Yönetmen: Özcan Alper
Oyuncular: Onur Saylak, Megi Kobaladze, Gülefer Yenigül, Serkan Keskin

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
Açlık / Hunger (2008)
Yönetmen: Steve McQueen

‘HAYATA dönüş’ operasyonlarının ‘hayatları kararttığı’ gerçeğinden yola çıkarak ‘solmuş’ bir genç adamın son yolculuğunu ajitasyondan kaçınarak anlatan Sonbahar, sinemamızın son dönemlerinde karşımıza çıkan en güzel sürprizlerden biri. Genç yönetmen Özcan Alper, ilk uzun metrajlı çalışmasında didaktik olmaktan uzak anlatımıyla usulca ilerleyen bir ‘ağıt’ formuna ulaşıyor ve özellikle ‘öze dönük’ duyguların açığa çıkmasına vesile oluyor.
Başkarakterin ölümle yüzleşmeye doğru giden serüveni, onu uzun hapislik yıllarının getirdiği kimi alışkanlıkların ışığında kahredici bir yalnızlığa itiyor. Annesiyle, çocukluk arkadaşıyla ya da komşularıyla olan ilişkilerinde ‘yabancı’ gibi duran kahramanımız, Gürcü bir hayat kadınıyla yaşadığı ilişkideyse onun yabancılığından destek alarak ayakta kalmaya çalışıyor, bendini çiğneyip aşmanın hesaplarını yapabiliyor. Sonuç olarak bu iki insanın ‘uzak’ görüntüleri, ‘geleceksizlik’leri ve de motivasyonsuzluk tuzağına düşmüş hayatları eşliğinde gönülsüz buluşmasına tanık oluyoruz hikayede. Hayatının ‘sonbahar’ını erken bir yaşta geçirmek zorunda kalan adamın inandığı değerlerin giderek anlamsızlaştığı bu süreç, sevdiği insanların gölgesinde bir ‘uzaylı’ya dönüşmesini sağlıyor, ‘son yaprak’ın düşmesini bekler hale getiriyor onu. Okumaya devam et

2020’NİN EN İYİ 50 FİLMİ

Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


1.
PARIS, TEXAS
1984 Batı Almanya-Fransa-İngiltere, 145 dk.
Yönetmen: Wim Wenders

2.
STRAIGHT’İN HİKAYESİ (The Straight Story)
1999 Fransa-İngiltere-ABD, 112 dk.
Yönetmen: David Lynch

3.
BOYALI KUŞ (The Painted Bird)
2019 Çek Cumhuriyeti-Slovakya-Ukrayna, 169 dk.
Yönetmen: Václav Marhoul

4.
YENİ BAŞTAN (La Belle Époque / Belle Epoque)
2019 Fransa-Belçika, 115 dk.
Yönetmen: Nicolas Bedos

5.
SİLGİ KAFA (Eraserhead)
1977 ABD, 89 dk.
Yönetmen: David Lynch

6.
BEDENİMİ KAYBETTİM
(J’Ai Perdu Mon Corps / I Lost My Body)

2019 Fransa, 81 dk.
Yönetmen: Jérémy Clapin

7.
BACURAU
2019 Brezilya-Fransa, 131 dk.
Yönetmenler: Kleber Mendonça Filho & Juliano Dornelles

8.
SUBAY VE CASUS (J’Accuse / An Officer and a Spy)
2019 Fransa-İtalya, 132 dk.
Yönetmen: Roman Polanski

9.
KARANLIK SULAR (Dark Waters)
2019 ABD, 126 dk.
Yönetmen: Todd Haynes

10.
SEFİLLER (Les Misérables)
2019 Fransa, 104 dk.
Yönetmen: Ladj Ly

11.
KÜÇÜK KADINLAR (Little Women)
2019 ABD, 135 dk.
Yönetmen: Greta Gerwig

12.
ŞEKER ÇOCUK (Honey Boy)
2019 ABD, 94 dk.
Yönetmen: Alma Har’el

13.
BAL ÜLKESİ (Honeyland)
2019 Kuzey Makedonya, 89 dk.
Yönetmen: Tamara Kotevska & Ljubomir Stefanov

14.
RESMİ SIRLAR (Official Secrets)
2019 İngiltere-ABD-İsviçre-Çin, 112 dk.
Yönetmen: Gavin Hood

15.
İLK AŞK (Hatsukoi / First Love)
2019 Japonya-İngiltere, 108 dk.
Yönetmen: Takashi Miike

16.
KELLY ÇETESİ’NİN GERÇEK HİKAYESİ
(True History of the Kelly Gang)

2019 Avustralya-İngiltere-Fransa, 124 dk.
Yönetmen: Justin Kurzel

17.
GÖRÜNMEZ ADAM (The Invisible Man)
2020 Kanada-Avustralya-ABD, 124 dk.
Yönetmen: Leigh Whannell

18.
ANNELERİMİZ (Nuestras Madres / Our Mothers)
2019 Guatemala-Belçika-Fransa, 78 dk.
Yönetmen: Cesar Diaz

19.
BARBARLARI BEKLERKEN (Waiting for the Barbarians)
2019 İtalya-ABD, 112 dk.
Yönetmen: Ciro Guerra

20.
DAVID COPPERFIELD’IN ÇOK KİŞİSEL HİKAYESİ
(The Personal History of David Copperfield)

2019 İngiltere-ABD, 119 dk.
Yönetmen: Armando Iannucci

21.
SONSUZLUK ÜZERİNE
(Om Det Oändliga / About Endlessness)

2019 İsveç-Almanya-Norveç-Fransa, 78 dk.
Yönetmen: Roy Andersson

22.
BIÇAKLAR ÇEKİLDİ (Knives Out)
2019 ABD, 130 dk.
Yönetmen: Rian Johnson

23.
JUDY
2019 İngiltere-Fransa-ABD, 118 dk.
Yönetmen: Rupert Goold

24.
ELVEDA (The Farewell)
2019 ABD-Çin, 100 dk.
Yönetmen: Lulu Wang

25.
MÜRİT (The Lodge)
2019 İngiltere-ABD-Kanada, 108 dk.
Yönetmenler: Veronika Franz & Severin Fiala

26.
KUZULAR FİRARDA: UZAY PARKI
(A Shaun the Sheep Movie: Farmageddon)

2019 İngiltere-Fransa-Belçika-ABD-Çin, 86 dk.
Yönetmenler: Richard Phelan & Will Becher

27.
HADİ GİDELİM (Onward)
2020 ABD, 102 dk.
Yönetmen: Dan Scanlon

28.
YARIMADA (Train to Busan 2 / Peninsula)
2020 Güney Kore, 116 dk.
Yönetmen: Yeon Sang-Ho

29.
TAVŞAN JOJO (Jojo Rabbit)
2019 Yeni Zelanda-Çek Cumhuriyeti-ABD, 108 dk.
Yönetmen: Taika Waititi

30.
85 YAZI (Été 85 / Summer of 85)
2020 Fransa-Belçika, 90 dk.
Yönetmen: François Ozon

31.
THE GENTLEMEN
2019 İngiltere-ABD, 113 dk.
Yönetmen: Guy Ritchie

32.
BAY LINK: KAYIP EFSANE (Missing Link)
2019 Kanada-ABD, 93 dk.
Yönetmen: Chris Butler

33.
YARIN YOKMUŞ GİBİ (Palm Springs)
2020 ABD-Hong Kong, 90 dk.
Yönetmen: Max Barbakow

34.
YIRTICI KUŞLAR (VE MUHTEŞEM HARLEY QUINN)
(Birds of Prey: And the Fantabulous Emancipation of One Harley Quinn)

2020 ABD, 109 dk.
Yönetmen: Cathy Yan

35.
MATTHIAS VE MAXIME
(Matthias et Maxime / Matthias and Maxime)

2019 Kanada-Fransa, 119 dk.
Yönetmen: Xavier Dolan

36.
SEBERG
2019 İngiltere-ABD, 102 dk.
Yönetmen: Benedict Andrews

37.
BURASI CENNET OLMALI (It Must Be Heaven)
2019 Fransa-Katar-Almanya-Kanada-Türkiye-Filistin, 102 dk.
Yönetmen: Elia Suleiman

38.
RADYOAKTİF (Radioactive)
2019 İngiltere-Fransa-ABD-Çin-Macaristan, 109 dk.
Yönetmen: Marjane Satrapi

39.
VAHŞETİN ÇAĞRISI (The Call of the Wild)
2020 Kanada-ABD, 100 dk.
Yönetmen: Chris Sanders

40.
MULAN
2020 ABD-Kanada-Hong Kong, 115 dk.
Yönetmen: Niki Caro

41.
TEK BAŞINA (Alone)
2020 ABD, 98 dk.
Yönetmen: John Hyams

42.
SIRA DIŞI (Freaky)
2020 ABD, 102 dk.
Yönetmen: Christopher Landon

43.
GİTMESİNE İZİN VER (Let Him Go)
2020 ABD, 113 dk.
Yönetmen: Thomas Bezucha

44.
TENET
2020 İngiltere-ABD, 150 dk.
Yönetmen: Christopher Nolan

45.
HAYALLERİN PEŞİNDE (The Peanut Butter Falcon)
2019 ABD, 97 dk.
Yönetmenler: Tyler Nilson & Michael Schwartz

46.
NUH TEPESİ (Noah Land)
2019 Türkiye-Almanya-ABD, 109 dk.
Yönetmen: Cenk Ertürk

47.
DENGESİZ (Unhinged)
2020 ABD, 90 dk.
Yönetmen: Derrick Borte

48.
ISLIKÇILAR (La Gomera / The Whistlers)
2019 Romanya-Fransa-Almanya, 97 dk.
Yönetmen: Corneliu Porumboiu

49.
JEXI
2019 ABD-Kanada, 84 dk.
Yönetmenler: Jon Lucas & Scott Moore

50.
DAVETSİZ (The Wretched)
2019 ABD, 95 dk.
Yönetmenler: The Pierce Brothers


Mark Ruffalo (Karanlık Sular)

2019’UN EN İYİ 50 FİLMİ

Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


1.
AYNA (Zerkalo / The Mirror)
1975 Sovyetler Birliği, 107 dk.
Yönetmen: Andrei Tarkovsky

2.
İZ SÜRÜCÜ (Stalker)
1979 Sovyetler Birliği, 162 dk.
Yönetmen: Andrei Tarkovsky

3.
ÖLÜ ADAM (Dead Man)
1995 ABD-Almanya-Japonya, 121 dk.
Yönetmen: Jim Jarmusch

4.
SOLARIS (Solyaris / Solaris)
1972 Sovyetler Birliği, 167 dk.
Yönetmen: Andrei Tarkovsky

5.
PARAZİT (Gisaengchung / Parasite)
2019 Güney Kore, 132 dk.
Yönetmen: Bong Joon-Ho

6.
JOKER
2019 ABD-Kanada, 122 dk.
Yönetmen: Todd Phillips

7.
BİR ZAMANLAR… HOLLYWOOD’DA (Once Upon a Time… In Hollywood)
2019 ABD-İngiltere-Çin, 161 dk.
Yönetmen: Quentin Tarantino

8.
ACI VE ZAFER (Dolor y Gloria / Pain and Glory)
2019 İspanya-Fransa, 113 dk.
Yönetmen: Pedro Almodóvar

9.
ŞÜPHE (Beoning / Burning)
2018 Güney Kore-Japonya, 148 dk.
Yönetmen: Lee Chang-Dong

10.
ARAKÇILAR (Manbiki Kazoku / Shoplifters)
2018 Japonya, 121 dk.
Yönetmen: Hirokazu Koreeda

11.
DOGMAN
2018 İtalya-Fransa, 103 dk.
Yönetmen: Matteo Garrone

12.
SISTERS BİRADERLER (Les Frères Sisters / The Sisters Brothers)
2018 Fransa-İspanya-Romanya-Belçika-ABD, 122 dk.
Yönetmen: Jacques Audiard

13.
MUTLU LAZZARO (Lazzaro Felice / Happy as Lazzaro)
2018 İtalya-İsviçre-Fransa-Almanya, 128 dk.
Yönetmen: Alice Rohrwacher

14.
ALEV ALMIŞ BİR GENÇ KIZIN PORTRESİ
(Portrait de la Jeune Fille en Feu / Portrait of a Lady on Fire)
2019 Fransa, 121 dk.
Yönetmen: Céline Sciamma

15.
VAN GOGH: SONSUZLUĞUN KAPISINDA (At Eternity’s Gate)
2018 İrlanda-İsviçre-İngiltere-Fransa-ABD, 111 dk.
Yönetmen: Julian Schnabel

16.
LAUREL İLE HARDY (Stan & Ollie)
2018 İngiltere-Kanada-ABD, 98 dk.
Yönetmen: Jon S. Baird

17.
GÖRÜLMÜŞTÜR (Passed by Censor)
2019 Türkiye-Almanya-Fransa, 96 dk.
Yönetmen: Serhat Karaaslan

18.
SARAYIN GÖZDESİ (The Favourite)
2018 İrlanda-İngiltere-ABD, 119 dk.
Yönetmen: Yorgos Lanthimos

19.
SAVAŞTA KADIN (Kona Fer í Stríð / Woman at War)
2018 İzlanda-Fransa-Ukrayna, 101 dk.
Yönetmen: Benedikt Erlingsson

20.
GÜN BATIMI (Napszállta / Sunset)
2018 Macaristan-Fransa, 142 dk.
Yönetmen: László Nemes

21.
KÜL EN SAF BEYAZDIR (Jiang Hu Er Nü / Ash Is Purest White)
2018 Çin-Fransa-Japonya, 136 dk.
Yönetmen: Jia Zhangke

22.
SADIK BİR ADAM (L’Homme Fidèle / A Faithful Man)
2018 Fransa, 75 dk.
Yönetmen: Louis Garrel

23.
VOX LUX
2018 ABD, 114 dk.
Yönetmen: Brady Corbet

24.
YÜZLEŞME (Grâce à Dieu / By the Grace of God)
2018 Fransa-Belçika, 137 dk.
Yönetmen: François Ozon

25.
ELVEDA OĞLUM (Di Jiu Tian Chang / So Long, My Son)
2019 Çin, 185 dk.
Yönetmen: Wang Xiaoshuai

26.
İMGELER VE SÖZCÜKLER (Le Livre d’Image / The Image Book)
2018 İsviçre-Fransa, 84 dk.
Yönetmen: Jean-Luc Godard

27.
KIZ (Girl)
2018 Belçika-Hollanda, 105 dk.
Yönetmen: Lukas Dhont

28.
YANGIN YERİ (Wildlife)
2018 ABD, 105 dk.
Yönetmen: Paul Dano

29.
DESTROYER
2018 ABD, 121 dk.
Yönetmen: Karyn Kusama

30.
KEFERNAHUM (Capharnaüm / Capernaum)
2018 Lübnan-Fransa-ABD-Kıbrıs-Katar, 126 dk.
Yönetmen: Nadine Labaki

31.
İSKOÇYA KRALİÇESİ MARY (Mary Queen of Scots)
2018 İngiltere-ABD, 124 dk.
Yönetmen: Josie Rourke

32.
SINIR (Gräns / Border)
2018 İsveç-Danimarka, 110 dk.
Yönetmen: Ali Abbasi

33.
KÜÇÜK ŞEYLER (La Belle Indifference)
2019 Türkiye, 94 dk.
Yönetmen: Kıvanç Sezer

34.
AMERİKAN SOYGUNU (American Animals)
2018 İngiltere-ABD, 116 dk.
Yönetmen: Bart Layton

35.
İHTİYAR ADAM VE SİLAH (The Old Man & The Gun)
2018 ABD, 93 dk.
Yönetmen: David Lowery

36.
ROCKETMAN
2019 İngiltere-Kanada-ABD, 121 dk.
Yönetmen: Dexter Fletcher

37.
YUVA
2019 Türkiye, 119 dk.
Yönetmen: Emre Yeksan

38.
GÜZEL OĞLUM (Beautiful Boy)
2018 ABD, 120 dk.
Yönetmen: Felix van Groeningen

39.
COLETTE
2018 İngiltere-ABD-Fransa-Macaristan-Hollanda, 111 dk.
Yönetmen: Wash Westmoreland

40.
YESTERDAY
2019 İngiltere-Rusya-Çin-Japonya, 116 dk.
Yönetmen: Danny Boyle

41.
TOLKIEN
2019 ABD, 112 dk.
Yönetmen: Dome Karukoski

42.
SİBEL
2018 Türkiye-Fransa-Almanya-Lüksemburg, 95 dk.
Yönetmenler: Çağla Zencirci & Guillaume Giovanetti

43.
KÜÇÜK KARDEŞİM MIRAI (Mirai no Mirai / Mirai)
2018 Japonya, 98 dk.
Yönetmen: Mamoru Hosoda

44.
ALITA: SAVAŞ MELEĞİ (Alita: Battle Angel)
2019 ABD, 122 dk.
Yönetmen: Robert Rodriguez

45.
CAPTAIN MARVEL
2019 ABD-Avustralya, 123 dk.
Yönetmenler: Anna Boden & Ryan Fleck

46.
ALTIN ELDİVEN (Der Goldene Handschuh / The Golden Glove)
2019 Almanya-Fransa, 115 dk.
Yönetmen: Fatih Akın

47.
HIGH LIFE
2018 İngiltere-Fransa-Almanya-Polonya, 113 dk.
Yönetmen: Claire Denis

48.
RİTÜEL (Midsommar)
2019 ABD-İsveç-Macaristan, 147 dk.
Yönetmen: Ari Aster

49.
ASLA GÖZLERİNİ KAÇIRMA (Werk Ohne Autor / Never Look Away)
2018 Almanya-İtalya, 189 dk.
Yönetmen: Florian Henckel von Donnersmarck

50.
İSTİLA ALTINDA (Captive State)
2019 ABD, 109 dk.
Yönetmen: Rupert Wyatt


Joaquin Phoenix (Joker)

EN İYİ 100 FİLM (2000-2019)

Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


1.
AŞK ZAMANI (Faa Yeung Nin Wa / In the Mood for Love)
2000 Hong Kong-Çin, 98 dk.
Yönetmen: Wong Kar-Wai

2.
YERALTI PEYGAMBERİ (Un Prophète / A Prophet)
2009 Fransa-İtalya, 155 dk.
Yönetmen: Jacques Audiard

3.
ÖLÜMCÜL TAKİP (Chugyeogja / The Chaser)
2008 Güney Kore, 125 dk.
Yönetmen: Na Hong-Jin

4.
CAROL
2015 İngiltere-ABD, 118 dk.
Yönetmen: Todd Haynes

5.
HAYAT VAR (My Only Sunshine)
2008 Türkiye-Yunanistan-Bulgaristan, 121 dk.
Yönetmen: Reha Erdem

6.
SİL BAŞTAN (Eternal Sunshine of the Spotless Mind)
2004 ABD, 108 dk.
Yönetmen: Michel Gondry

7.
KILL BILL: VOLUME 2 (Kill Bill: Vol. 2)
2004 ABD, 137 dk.
Yönetmen: Quentin Tarantino

8.
İLKBAHAR, YAZ, SONBAHAR, KIŞ… VE İLKBAHAR
(Bom Yeoreum Gaeul Gyeoul Geurigo Bom /
Spring, Summer, Fall, Winter… And Spring)

2003 Güney Kore-Almanya, 103 dk.
Yönetmen: Kim Ki-Duk

9.
HUGO
2011 İngiltere-ABD-Fransa, 126 dk.
Yönetmen: Martin Scorsese

10.
KADER (Destiny)
2006 Türkiye-Yunanistan, 103 dk.
Yönetmen: Zeki Demirkubuz

11.
MEYDAN (Al Midan / The Square)
2013 İngiltere-Mısır-ABD, 108 dk.
Yönetmen: Jehane Noujaim

12.
ÖMRÜMÜZDEN BİR SENE (Another Year)
2010 İngiltere, 129 dk.
Yönetmen: Mike Leigh

13.
ORADA OLMAYAN ADAM (The Man Who Wasn’t There)
2001 İngiltere-ABD, 116 dk.
Yönetmenler: Joel & Ethan Coen

14.
EVLİLİK HİKAYESİ (Marriage Story)
2019 İngiltere-ABD, 136 dk.
Yönetmen: Noah Baumbach

15.
BAŞSIZ KADIN (La Mujer sin Cabeza / The Headless Woman)
2008 Arjantin-Fransa-İtalya-İspanya, 87 dk.
Yönetmen: Lucrecia Martel

16.
PARAZİT (Gisaengchung / Parasite)
2019 Güney Kore, 132 dk.
Yönetmen: Bong Joon-Ho

17.
TOPRAĞIN TUZU (The Salt of the Earth)
2014 Fransa-Brezilya-İtalya, 110 dk.
Yönetmenler: Wim Wenders & Juliano Ribeiro Salgado

18.
KONUŞ ONUNLA (Hable con Ella / Talk to Her)
2002 İspanya, 112 dk.
Yönetmen: Pedro Almodóvar

19.
KARANLIK SULAR (Honogurai Mizu No Soko Kara / Dark Water)
2002 Japonya, 101 dk.
Yönetmen: Hideo Nakata

20.
BEBEKLER (Dolls)
2002 Japonya, 114 dk.
Yönetmen: Takeshi Kitano

21.
TEPELERİN ARDINDA (Dupa Dealuri / Beyond the Hills)
2012 Romanya-Fransa-Belçika, 152 dk.
Yönetmen: Cristian Mungiu

22.
PAN’IN LABİRENTİ (El Laberinto del Fauno / Pan’s Labyrinth)
2006 Meksika-İspanya, 118 dk.
Yönetmen: Guillermo del Toro

23.
NERUDA
2016 Şili-Arjantin-Fransa-İspanya-ABD, 107 dk.
Yönetmen: Pablo Larraín

24.
BİR KONUŞABİLSE… (Lost in Translation)
2003 ABD-Japonya, 102 dk.
Yönetmen: Sofia Coppola

25.
BİR RÜYA İÇİN AĞIT (Requiem for a Dream)
2000 ABD, 102 dk.
Yönetmen: Darren Aronofsky

26.
KORKAK ROBERT FORD’UN JESSE JAMES SUİKASTI
(The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford)

2007 ABD-Kanada-İngiltere, 160 dk.
Yönetmen: Andrew Dominik

27.
AKIL DEFTERİ (Memento)
2000 ABD, 113 dk.
Yönetmen: Christopher Nolan

28.
SONBAHAR (Autumn)
2008 Türkiye-Almanya, 99 dk.
Yönetmen: Özcan Alper

29.
KARANLIKTA DANS (Dancer in the Dark)
2000 Danimarka-Almanya-Hollanda-İtalya-ABD-İngiltere-Fransa-
İsveç-Finlandiya-İzlanda-Arjantin-Norveç-Tayvan-Belçika, 140 dk.

Yönetmen: Lars von Trier

30.
İHTİYAR DELİKANLI (Oldeuboi / Oldboy)
2003 Güney Kore, 120 dk.
Yönetmen: Park Chan-Wook

31.
KEVIN HAKKINDA KONUŞMALIYIZ (We Need to Talk About Kevin)
2011 İngiltere-ABD, 112 dk.
Yönetmen: Lynne Ramsay

32.
KARANLIK YOLCULUK (Donnie Darko)
2001 ABD, 113 dk.
Yönetmen: Richard Kelly

33.
HAYALLERİN PEŞİNDE (Revolutionary Road)
2008 ABD-İngiltere, 119 dk.
Yönetmen: Sam Mendes

34.
BENCİL DEV (The Selfish Giant)
2013 İngiltere, 91 dk.
Yönetmen: Clio Barnard

35.
AŞK (Her)
2013 ABD, 126 dk.
Yönetmen: Spike Jonze

36.
KIRMIZI BALON’UN YOLCULUĞU
(Le Voyage du Ballon Rouge / Flight of the Red Balloon)

2007 Fransa-Tayvan, 115 dk.
Yönetmen: Hou Hsiao-Hsien

37.
21 GRAM (21 Grams)
2003 ABD, 124 dk.
Yönetmen: Alejandro González Iñárritu

38.
ÜÇ MAYMUN (Three Monkeys)
2008 Türkiye-Fransa-İtalya, 109 dk.
Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan

39.
YÜZÜKLERİN EFENDİSİ: KRALIN DÖNÜŞÜ
(The Lord of the Rings: The Return of the King)

2003 Yeni Zelanda-ABD, 201 dk.
Yönetmen: Peter Jackson

40.
SİYAH KUĞU (Black Swan)
2010 ABD, 108 dk.
Yönetmen: Darren Aronofsky

41.
GÜNAH ŞEHRİ (Sin City)
2005 ABD, 124 dk.
Yönetmenler: Frank Miller & Robert Rodriguez

42.
İTİRAF (The Confession)
2002 Türkiye, 100 dk.
Yönetmen: Zeki Demirkubuz

43.
GECE HAYVANLARI (Nocturnal Animals)
2016 ABD, 116 dk.
Yönetmen: Tom Ford

44.
BEŞ VAKİT (Times and Winds)
2006 Türkiye, 111 dk.
Yönetmen: Reha Erdem

45.
MATRIX REVOLUTIONS (The Matrix Revolutions)
2003 ABD, 129 dk.
Yönetmenler: Lana & Lilly Wachowski

46.
KOCA DÜNYA (Big Big World)
2016 Türkiye, 101 dk.
Yönetmen: Reha Erdem

47.
RUS HAZİNE SANDIĞI (Russkiy Kovcheg / Russian Ark)
2002 Rusya-Almanya-Japonya-Kanada-Finlandiya-Danimarka, 99 dk.
Yönetmen: Aleksandr Sokurov

48.
BOŞ EV (Bin-Jip / 3-Iron)
2004 Güney Kore-Japonya, 88 dk.
Yönetmen: Kim Ki-Duk

49.
ELVEDA SİNEMA (Bu San / Good Bye, Dragon Inn)
2003 Tayvan, 82 dk.
Yönetmen: Tsai Ming-Liang

50.
KAN DÖKÜLECEK (There Will Be Blood)
2007 ABD, 158 dk.
Yönetmen: Paul Thomas Anderson

51.
AÇLIK (Hunger)
2008 İrlanda-İngiltere, 96 dk.
Yönetmen: Steve McQueen

52.
PHANTOM THREAD
2017 ABD-İngiltere, 130 dk.
Yönetmen: Paul Thomas Anderson

53.
BİR AYRILIK (Jodaeiye Nader az Simin / A Separation)
2011 İran-Fransa, 123 dk.
Yönetmen: Asghar Farhadi

54.
ASLI GİBİDİR (Copie Conforme / Certified Copy)
2010 Fransa-İtalya-Belçika-İran, 106 dk.
Yönetmen: Abbas Kiarostami

55.
İKİ GÜN VE BİR GECE (Deux Jours, Une Nuit / Two Days, One Night)
2014 Belçika-Fransa-İtalya, 95 dk.
Yönetmenler: Jean-Pierre & Luc Dardenne

56.
ÖLDÜRME EYLEMİ (The Act of Killing)
2012 İngiltere-Danimarka-Norveç, 117 dk.
Yönetmen: Joshua Oppenheimer

57.
KARANLIK ARMONİLER
(Werckmeister Harmóniák / Werckmeister Harmonies)

2000 Macaristan-İtalya-Almanya-Fransa, 145 dk.
Yönetmen: Béla Tarr

58.
MORG GÖREVLİSİ (Post Mortem)
2010 Şili-Meksika, 98 dk.
Yönetmen: Pablo Larraín

59.
PRENSES KAGUYA MASALI
(Kaguyahime No Monogatari / The Tale of the Princess Kaguya)

2013 Japonya, 137 dk.
Yönetmen: Isao Takahata

60.
UZAK (Distant)
2002 Türkiye, 110 dk.
Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan

61.
DÜŞLER DİYARI (Beasts of the Southern Wild)
2012 ABD, 93 dk.
Yönetmen: Benh Zeitlin

62.
ZODIAC
2007 ABD, 157 dk.
Yönetmen: David Fincher

63.
PARAMPARÇA: AŞKLAR-KÖPEKLER (Amores Perros / Love Dogs)
2000 Meksika, 154 dk.
Yönetmen: Alejandro González Iñárritu

64.
MUHTEŞEM GÜZELLİK (La Grande Bellezza / The Great Beauty)
2013 İtalya-Fransa, 141 dk.
Yönetmen: Paolo Sorrentino

65.
BEYAZ BANT
(Das Weiße Band: Eine Deutsche Kindergeschichte / The White Ribbon)

2009 Almanya-Avusturya-Fransa-İtalya-Kanada, 144 dk.
Yönetmen: Michael Haneke

66.
HİÇBİR ZAMAN BURADA DEĞİLDİN (You Were Never Really Here)
2017 İngiltere-Fransa-ABD, 89 dk.
Yönetmen: Lynne Ramsay

67.
HAKLI İNTİKAM (Boksuneun Naui Geot / Sympathy for Mr. Vengeance)
2002 Güney Kore, 129 dk.
Yönetmen: Park Chan-Wook

68.
MULHOLLAND ÇIKMAZI (Mulholland Dr.)
2001 Fransa-ABD, 147 dk.
Yönetmen: David Lynch

69.
İÇİMDEKİ YANGIN (Incendies)
2010 Kanada-Fransa, 131 dk.
Yönetmen: Denis Villeneuve

70.
KILL BILL: VOLUME 1 (Kill Bill: Vol. 1)
2003 ABD-Japonya, 111 dk.
Yönetmen: Quentin Tarantino

71.
YARATIK (Gwoemul / The Host)
2006 Güney Kore, 120 dk.
Yönetmen: Bong Joon-Ho

72.
KUTSAL MOTORLAR (Holy Motors)
2012 Fransa-Almanya, 115 dk.
Yönetmen: Leos Carax

73.
SPOTLIGHT
2015 ABD, 129 dk.
Yönetmen: Tom McCarthy

74.
TURİST (Turist / Force Majeure)
2014 İsveç-Fransa-Norveç-Danimarka, 120 dk.
Yönetmen: Ruben Östlund

75.
KİRLİ İŞLER (Mou Gaan Dou / Infernal Affairs)
2002 Hong Kong, 101 dk.
Yönetmenler: Andrew Lau & Alan Mak

76.
TEK BAŞINA BİR ADAM (A Single Man)
2009 ABD, 99 dk.
Yönetmen: Tom Ford

77.
KIRIK ÇEMBER (The Broken Circle Breakdown)
2012 Belçika-Hollanda, 111 dk.
Yönetmen: Felix van Groeningen

78.
HAYATA UYANMAK (Waking Life)
2001 ABD, 99 dk.
Yönetmen: Richard Linklater

79.
İKİNCİ NEFES (Le Deuxième Souffle / The Second Wind)
2007 Fransa, 155 dk.
Yönetmen: Alain Corneau

80.
DÖNÜŞ (Vozvrashchenie / The Return)
2003 Rusya, 110 dk.
Yönetmen: Andrey Zvyagintsev

81.
KATİL ICHI (Koroshiya 1 / Ichi the Killer)
2001 Japonya, 129 dk.
Yönetmen: Takashi Miike

82.
KARANLIK SIRLAR (Janghwa, Hongryeon / A Tale of Two Sisters)
2003 Güney Kore, 115 dk.
Yönetmen: Kim Jee-Woon

83.
TEPENİN ARDI (Beyond the Hill)
2012 Türkiye-Yunanistan, 94 dk.
Yönetmen: Emin Alper

84.
ÖRÜMCEK (Spider)
2002 Kanada-İngiltere-Fransa, 98 dk.
Yönetmen: David Cronenberg

85.
AŞK VE KÜLLER (Blue Valentine)
2010 ABD, 112 dk.
Yönetmen: Derek Cianfrance

86.
HİZMETÇİ (Ah-ga-ssi / The Handmaiden)
2016 Güney Kore, 145 dk.
Yönetmen: Park Chan-Wook

87.
ANANI DA! (Y Tu Mamá También / And Your Mother Too)
2001 Meksika, 106 dk.
Yönetmen: Alfonso Cuarón

88.
DÖNÜŞ YOK (Irréversible / Irreversible)
2002 Fransa, 97 dk.
Yönetmen: Gaspar Noé

89.
ALACAKARANLIK SAMURAYI (Tasogare Seibei / The Twilight Samurai)
2002 Japonya, 129 dk.
Yönetmen: Yôji Yamada

90.
FRANTZ
2016 Fransa-Almanya, 113 dk.
Yönetmen: François Ozon

91.
AY IŞIĞI (Moonlight)
2016 ABD, 111 dk.
Yönetmen: Barry Jenkins

92.
CİNAYET GÜNLÜĞÜ (Salinui Chueok / Memories of Murder)
2003 Güney Kore, 131 dk.
Yönetmen: Bong Joon-Ho

93.
KARANLIKTAN AYDINLIĞA (Post Tenebras Lux / Light After Darkness)
2012 Meksika-Fransa-Hollanda-Almanya, 115 dk.
Yönetmen: Carlos Reygadas

94.
NO
2012 Şili-Fransa-Meksika-ABD, 118 dk.
Yönetmen: Pablo Larraín

95.
VICE
2018 ABD, 132 dk.
Yönetmen: Adam McKay

96.
GİR KANIMA (Låt den Rätte Komma In / Let the Right One In)
2008 İsveç, 114 dk.
Yönetmen: Tomas Alfredson

97.
ÇOCUKLUK (Boyhood)
2014 ABD, 165 dk.
Yönetmen: Richard Linklater

98.
BİTMEYEN YÜRÜYÜŞ (Aruitemo Aruitemo / Still Walking)
2008 Japonya, 115 dk.
Yönetmen: Hirokazu Koreeda

99.
EN ŞİDDETLİ SENE (A Most Violent Year)
2014 Birleşik Arap Emirlikleri-ABD, 125 dk.
Yönetmen: J.C. Chandor

100.
İRLANDALI (The Irishman)
2019 ABD, 209 dk.
Yönetmen: Martin Scorsese


Tahar Rahim, Niels Arestrup (Yeraltı Peygamberi)

SEN

Etiketler

,

Varlığınla nefesim oldun,
Yokluğunla da…

KENDİME 20 ÖNERİ (38. İstanbul Film Festivali)

Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


HIGH LIFE
2018 Almanya-Fransa-İngiltere-Polonya-ABD, 110 dk.
Yönetmen: Claire Denis

LANETLİ KUMAŞ (In Fabric)
2018 İngiltere, 118 dk.
Yönetmen: Peter Strickland

DİĞERLERİNİN SESSİZLİĞİ
(El Silencio de Otros / The Silence of Others)

2018 ABD-İspanya-Kanada-Fransa, 96 dk.
Yönetmenler: Robert Bahar, Almudena Carracedo

FAİLİ MEÇHUL (Cold Case Hammarskjöld)
2019 Danimarka-Norveç-İsveç-Belçika, 128 dk.
Yönetmen: Mads Brügger

MEMORY (Memory: The Origins of Alien)
2019 ABD, 95 dk.
Yönetmen: Alexandre O. Philippe

ODA HİZMETÇİSİ (La Camarista / The Chambermaid)
2018 Meksika, 102 dk.
Yönetmen: Lila Avilés

İSVİÇRELİ CHRIS (Chris the Swiss)
2018 İsviçre, 90 dk.
Yönetmen: Anja Kofmel

AETHER
2019 İtalya-Türkiye, 82 dk.
Yönetmen: Rûken Tekeş

ADALETSİZ (Dragged Across Concrete)
2018 Kanada-ABD, 159 dk.
Yönetmen: S. Craig Zahler

KAZI (The Dig)
2018 İngiltere-İrlanda, 97 dk.
Yönetmenler: Andy Tohill, Ryan Tohill

AĞAÇLARDAN BAHSETMEK (Talking About Trees)
2019 Fransa-Sudan-Çad, 90 dk.
Yönetmen: Suhaib Gasmelbari

YÜZLEŞME (Grâce à Dieu / By the Grace of God)
2018 Fransa-Belçika, 137 dk.
Yönetmen: François Ozon

ÜÇÜNCÜ EŞ (The Third Wife)
2018 Vietnam, 96 dk.
Yönetmen: Ash Mayfair

BU HER ŞEYİ DEĞİŞTİRİR (This Changes Everything)
2018 ABD, 97 dk.
Yönetmen: Tom Donahue

BİR GÜN (Egy Nap / One Day)
2018 Macaristan, 99 dk.
Yönetmen: Zsófia Szilágyi

RÜZGAR (The Wind)
2018 ABD, 86 dk.
Yönetmen: Emma Tammi

ÖLÜLER VE DİĞERLERİ
(Chuva é Cantoria na Aldeia dos Mortos / The Dead and the Others)

2018 Portekiz-Brezilya, 114 dk.
Yönetmenler: Renée Nader Messora, João Salaviza

MONROVIA, INDIANA
2018 ABD, 143 dk.
Yönetmen: Frederick Wiseman

NEHİR KIYISINDAKİ OTEL
(Gangbyeon Hotel / Hotel by the River)

2018 Güney Kore, 96 dk.
Yönetmen: Hong Sang-Soo

ALICE T.
2018 Fransa-Romanya-İsveç, 105 dk.
Yönetmen: Radu Muntean