Etiketler

, , , , , , , , , , , ,


Not: 8/10
1990 ABD, 125 dk.
Yönetmen: David Lynch
Oyuncular: Nicolas Cage, Laura Dern, Willem Dafoe, Diane Ladd, J.E. Freeman, Harry Dean Stanton, Isabella Rossellini, Calvin Lockhart

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
Katil Doğanlar / Natural Born Killers (1994)
Yönetmen: Oliver Stone

DAVID Lynch’in ‘karanlık duygular’a hükmeden sinemasının şahikalarından biri “Vahşi Duygular”, bunu tartışmaya bile gerek yok. Yönetmen, Barry Gifford’un romanından yola çıkarak hayata geçirdiği bu projesinde, tipik anlatı ögelerini kullanırken, bir yandan da yazarın dünyasındaki ‘tehlikeli kadın’ unsurunu geliştiren bir yapı kuruyor. Bu yapıya eşlik eden elemanlar da (özellikle de müzik) izleyici üzerinde yoğun etkiler yaratmayı başarıyor.
Bir alt tür olarak kabul edebileceğimiz ‘lovers on the run’ (kaçak âşıklar) formülüyle yürüyen bir hikayesi var filmin. Kahramanlarımızsa Sailor ve Lula adlarında iki genç âşık. Nicolas Cage ve Laura Dern’ün bedenlerinde kusursuzca hayat bulan bu iki karakter, birbirlerine olan sevgilerini kısıntısızca yansıtırken, bir yandan da peşlerine Sailor’ı ortadan kaldırmaları için adam salan Lula’nın ‘femme fatale’ annesi Marietta’nın gazabından kurtulmaya çalışıyorlar… Hikayenin görünen ve hissedilen yüzü bu. Ama her David Lynch çalışmasında olduğu gibi, bizi görünenin altını deşmeye yönelten gizemler var filmde. “İkiz Tepeler”den (Twin Peaks) “Mavi Kadife”ye (Blue Velvet) kadar uzanan yelpazede, gördüğümüz hiçbir şeyin ‘doğru’yu yansıtmadığını işaret eden yönetmen, her şeyin altında bir ‘kirlilik’ olduğunu ve onu ancak kazıyarak görmenin mümkün olacağını söylüyordu. “Vahşi Duygular”da da bu özelliğinin altını çizmeyi ihmal etmiyor Lynch; Sailor ve Lula’nın kaçış yolculuğunun her aşamasında ikilinin karşısına çıkan karakterler, ‘gizem’ ve ‘kuşku’ yayıyorlar çevrelerine, her an tetikte olmamızı sağlıyorlar. Ve sıkça da yığınla soruyla baş başa bırakıyorlar bizleri. Bu soruların cevaplarını gıdım gıdım veren Lynch, böylece ilgiyi finale kadar ayakta tutmayı da başarıyor.
Sailor ve Lula’nın serüveni, bir yandan da iki genç karakterin kimi gerçeklerle yüzleşip bazı şeylerin farkına varmasını da sağlıyor. Sailor’ın hapisten çıkışıyla (filmin girişinde bir adamı kafasını patlatarak öldürüyor Sailor) başlayan bu yolculuk, ilk aşamalarda seks ve dans eşliğinde eğlenceli bir kimlik kazanırken, ilerleyen günlerde karanlıklaşıyor ve ikilinin birbirleriyle ilgili gerçekleri öğrenmesiyle başka bir boyuta taşınıyor. Lynch, bu rotayı takip ederken çiftin dünyasını allak bullak edecek ‘insert’ler sokuyor hikayeye ve ‘grotesk’ karakterler galerisinden seçip aldığı tiplerle gerilimi zirveye taşıyor.
Filmin ‘sağlıksız’ ruh halini tetikleyen unsurların başında gelen dışavurumcu oyunculuk gösterileriyse tam bir ‘deliler evi’ne çeviriyor “Vahşi Duygular”ı. Başta Diane Ladd ve Willem Dafoe olmak üzere bütün oyuncular, karakterlerini yansıtırken ‘normal’ olmaktan çok uzak bir yaklaşım sergiliyorlar. Bu durum, hikayenin gerçeklikten kopup başka bir aşamaya taşınmasına da vesile oluyor. Quentin Tarantino ya da Robert Rodriguez filmlerinden aşina olduğumuz kimi ‘uçukluklar’ da resmi tamamlıyor ve ‘hastalıklı bir masal’ atmosferiyle çevreleniyor bütün bir serüven. Sailor ve Lula’nın ‘masal aşkı’, onları mutlu sona ulaştırmasına ulaştırıyor ama o vakte kadar yaşananlarla tam bir kabusa tanıklık ediyoruz.
David Lynch’in bütün filmlerine sinen müzikal yetkinlikse ilk sahneden itibaren (burada Powermad’den “Slaughter House” eşliğinde irkiliyoruz) “Vahşi Duygular”ın taşıyıcı unsurlarından biri haline dönüşüyor. Sailor’ın ‘kadın’ına söyleyeceği “Love Me Tender”ı ne zaman yorumlayacağını bekliyor, Angelo Badalamenti’nin müzik çalışmasını hayranlıkla takip ediyor, Chris Isaak’ten “Wicked Game”i gerilimi dingin bir şekilde yansıtan kilit bir sahnede dinliyorsunuz, vb… Karanlığa teslim olmuş atmosferi derinleştiren, ‘gerçeküstü’ işaretlemeleri destekleyen, karakterlerin ruh halini deşifre etmemizi sağlayan, tüm bunların ötesinde müziğin sinema sanatı içinde nasıl kullanılacağına dair dersler içeren bu çalışma, ‘vahşi yürek’in bütün durumlarını beynimize nakşetme özelliği taşıyor.

Arka Pencere’nin (arkapencere.com)
7 Ocak 2011 tarihli sayısında yayımlanmıştır.

WildAtHeart
Nicolas Cage, Laura Dern

Reklamlar