Etiketler

, , , , , , ,


Not: 8/10
2012 Şili-ABD-Fransa-Meksika, 118 dk.
Yönetmen: Pablo Larraín
Oyuncular: Gael García Bernal, Alfredo Castro, Antonia Zegers, Luis Gnecco, Marcial Tagle, Néstor Cantillana, Jaime Vadell, Pascal Montero

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
Yağmuru Bile / También la Lluvia (2010)
Yönetmen: Icíar Bollaín

ŞİLİLİ sinemacı Pablo Larraín’in ‘diktatör Pinochet’ merkezli üçlemesinin son durağı “No”, önceki iki filmin açtığı yolu takip ederken, epeyce örselenmiş bir halkın hafızasını küçümseme gafletinin sonuçlarını da taşıyor yamacımıza. Larraín, bu üçlemeyi önümüze koyarken, bir yandan da Şili halkının sözcüsü gibi davranıyor ve halkın Pinochet’yle hesaplaşmasını beyazperde aracılığıyla ete kemiğe büründürüyor.
“No”ya dalmadan üçlemenin önceki iki filmine kısaca bir göz atalım, hatırlayalım… 2008 yapımı “Tony Manero”, John Travolta’nın “Cumartesi Gecesi Ateşi”ndeki (Saturday Night Fever) karakteri Tony Manero gibi dans etmeyi saplantı haline getirmiş Raúl Peralta’nın, Pinochet’nin Şili’sindeki ‘küçük ama tehlikeli’ hikayesini anlatıyordu. Amacına ulaşmak için ‘seri katilleşen’ bir adamın hastalıklı yol haritasını takip ettiğimiz bu hikaye, 1978 yılında hayat bulurken, arka planda ülkenin baskı politikalarının yarattığı tahribatı da belgeliyordu… Üçlemenin ikinci halkası “Morg Görevlisi” (Post Mortem) ise, 1973’e dönüyor ve darbe anına gözünü dikiyordu. Karşı komşusuna âşık bir morg görevlisinin dünyasına balıklama daldığımız film, Salvador Allende’nin cesedine yapılan otopside de bulunan Mario Cornejo adlı karakterin ‘depolitize’ yaşamına ışık tutuyordu, tıpkı “Tony Manero”da olduğu gibi. Her iki filmin de başrolünü üstlenen Alfredo Castro, canlandırdığı ‘politik yanlış’ karakterlerle üçlemeye başka bir derinlik katmayı başarırken, Pablo Larraín’in sloganlara tutunmaktansa ‘kişisel’ hikayelerle Şili gerçeğine yaklaşma eğiliminin de temel taşı oluyordu.
Gelelim “No”ya… Önce 1978’e, yani Pinochet baskısının tam göbeğine; ardından 1973’e, yani darbenin ilk anlarına uzanan Larraín, bu kez ‘final’e gözünü dikiyor. 1988’de dış baskılara direnemeyerek referanduma giden Pinochet’nin karşısına ‘çaresizce’ dikilen “Hayır” kampanyasının neferleri var hikayenin merkezinde. Gael García Bernal, kampanyayı hedefe doğru yönlendiren René Saavedra’yı canlandırırken, önceki iki filmin merkez karakterlerini mükemmel kompozisyon çalışmalarıyla ‘özel’ kılan Alfredo Castro gene önemli bir rol üstleniyor burada. Üçlemeye anlamını katan, Şili halkının ‘gizli düşmanı’nı gösteren karakterler geliyor hep ondan. Bu kez de Pinochet kampanyasını yürütenlerden biri olarak görüyoruz onu, ama sonuçta omurgasızlığını belgeleyen bir ‘U dönüşü’yle ‘hiçbir şey’ olduğunu kanıtlıyor bizlere.
Enfes “Ateşli Sabır”ını (Ardiente Paciencia) okuduğumuz ve izlediğimiz Şilili yazar Antonio Skármeta’nın oyunundan uyarlanan “No” ve genel olarak üçleme, politikacı bir anne-babanın oğlu olan Pablo Larraín’in, ülkesinin yaşadığı acılara tepkisiz kalmadığının sağlam bir göstergesi. “Tony Manero” ve “Morg Görevlisi”nde alabildiğine ‘karanlık’ bir portre üzerinde gezinen yönetmen, “No”da bunu ‘aydınlık’la buluşturmayı başarıyor. ‘Kurtuluş’a doğru giden dikenli yolda ısrarla ve inatla hedeflerine yürüyen ‘inançlı’ Şilililerin azmine tanık oluyoruz burada. Reklam dünyasının ‘popülist’ kurallarının bir ülkenin geleceğini ‘olumlu yönde’ nasıl etkilediğine dair keskin ipuçlarıyla donanmış olan “No”, özellikle “Morg Görevlisi”ndeki otopsi sahnesinde kahrolan Şili insanına da derin bir nefes alma fırsatı tanıyor. İlk iki filmdeki kişiselliği genele yayan ve ‘toplu hamleler’e öncelik tanıyan film, ‘direniş’in farklı bir yanını keskinleştirerek yansıtıyor bu kez. Gerçekliğe kavuşan ‘özgürlük rüyası’nın yarattığı enerjiyi de layıkıyla açığa çıkarıyor.
Amerikan politikalarının hiçleştirmeye çalıştığı, zaman zaman başarıya ulaşır gibi olduğu Latin Amerika halklarının silkinişinin sembolü de olabilir bu film. Seçilmiş başkanları Salvador Allende’yi yok eden ‘sistem’e karşı Şili halkının geliştirdiği refleksi de belgeleyen “No”, korkuyor olsak da “Hayır!” diyebilmenin erdemini yaşatıyor bir yandan da.
Ve son olarak… Üçlemenin önceki iki filmini görmediyseniz, onları da bir şekilde programınıza alın deriz…

Arka Pencere’nin (arkapencere.com)
25 Ocak 2013 tarihli sayısında yayımlanmıştır.

No
Gael García Bernal