Etiketler

, , , , ,


Not: 10/10
1974 ABD, 155 dk.
Yönetmen: John Cassavetes
Oyuncular: Gena Rowlands, Peter Falk, Fred Draper, Lady Rowlands, Katherine Cassavetes, Matthew Labyorteaux, Matthew Cassel, Christina Grisanti

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
O Çok Sevimli / She’s So Lovely (1997)
Yönetmen: Nick Cassavetes

DELİLİK nerede başlar, nerede biter? Kime ‘deli’ denir, kime ‘zırdeli’? Deli olup olmadığına kim karar verir (verebilir)? İşine geldiğinde ‘normal’, işine gelmediğinde ‘deli’ diyebilir misin birine? ‘Farklı’ olanı delilikle itham edebilir misin?
Tüm bu ‘delice’ soruları, ötekileştirmeyi giderek daha da ‘kolaylaştıran’ insanlığa soruyoruz kuşkusuz. Normalleşmeyi bir bok sanıp, bütün doğruları onun etrafında şekillendirmeyi alışkanlık haline getiren insanlık, ‘rahatsız edici’ buluyor farklılığı, yaklaştırmıyor kendine çoğu zaman. ‘Sirk efekti’ne alan açmıyor hayatında, ‘düzen dışı’ olanla irtibata geçmeyi reddediyor.
John Cassavetes de 1974 yapımı başyapıtı “Etki Altında Bir Kadın”la (A Woman Under The Influence) işte bu soru ve sorunlar üzerinde geziniyor. Hayat arkadaşı Gena ‘mükemmel kadın’ Rowlands’ın sırtına bindirdiği ‘yük’se filmin iki buçuk saatlik süresinin nasıl geçeceğini gösteriyor bizlere. Onun canlandırdığı Mabel Longhetti’yi gördüğümüz ilk kareden itibaren rotamızı belirliyoruz; Mabel’ın yanından bir an olsun ayrılmayacağız, ona sıkı sıkı sarılacağız hatta.
Üç çocuklu Nick ve Mabel Longhetti çiftinin evlerine konuk oluyoruz hikayede. Birbirlerini çok ama pek çok sevdiklerinden kuşku duymadığımız çiftin dişil kanadını oluşturan Mabel, hiperaktif ve neşeli bir anne izlenimi veriyor bize. Nick’in sözünü tutmayıp eve gel(e)mediği ‘özel gece’deki ruhsal kırılması, onu başka bir adamın kollarında uyanmaya kadar götürüyor. O gün, arkadaşlarıyla eve gelip yemeğe oturan Nick, Mabel’ın ‘fazla’ tavırlarından rahatsız oluyor ve sert bir şekilde karşılık veriyor çok sevdiği karısına. Çocuklarıyla birlikte gelen komşunun, Mabel’ın hiperaktifliğinden rahatsızlığı da tetikleyici etki yapıyor hikayede. Son noktayı da Nick’in annesi ve eve gelen doktor koyuyor. Mabel’a ‘içine şeytan kaçmış’ muamelesi yapılıyor açık açık, her şeyden ve herkesten uzaklaştırma cezası veriliyor genç kadına.
Filmin bu noktaya kadarki gelişimi, çevresindeki herkesin Mabel’ın ‘üretim hatası’ olduğunu kanıtlama çabasını gösteriyor bizlere. ‘Çeşitliliği kutsamak’ yerine onun karşısında cepheleniyor millet. Mabel’ın ‘yardım çağrısı’naysa sadece çocuklar karşılık veriyor, onu yalnızca çocuklar anlayabiliyor. İnsanlığın temel defolarından birinin keskin yansımalarını izliyoruz art arda. ‘Rahatsız edici’ olanı törpüleyip ‘düzeltme’ isteği baskın çıkıyor ve Mabel’ın çığlıkları duyulmaz kılınıyor. Başta ‘eğlenceli’ gelen delilik, giderek ‘kulak tırmalayan’ bir kıvama ulaşıyor insanlık için; onu kabullenmektense, un ufak edip ‘normalleştirmeye’ çalışıyor. Sıkıntıya gelemiyoruz kısacası, aynaya bakmaktansa onu kırmayı tercih ediyoruz her daim.
Mabel’ın klinikte geçen altı ayın ardından eve dönüşüyse bir başka ‘ayıp’ı getiriyor karşımıza. Herkes çok mutlu Mabel dönüyor diye, ‘samimi’ de görünüyorlar işin kötüsü. ‘Çarşaf gibi bir deniz’ kıvamında dönen Mabel’ın bu hali de rahatsız ediyor milleti, özellikle de kocası Nick’i. “Kendin ol, normal ol!” komutu veriyor Mabel’a. Oysa, onun ‘kendisi’ olmasının bir yolu yok artık; ‘yığınların irkiltisi’yle mücadele etmekten yorulmuş. Yine de son bir hamleyle ‘delileşiyor’ yeniden ve bir kez daha onu anlayabilen çocukları oluyor. Tutunuyorlar birbirlerine, Nick’in öfkesine karşı yekvücut olup direniyorlar ‘normal’e karşı. Ve her şeyi ‘eski haline’ döndürüyor bu direniş, Nick’i asimile ediyorlar kavgalarıyla…
John Cassavetes’e ‘en iyi yönetmen’, Gena Rowlands’a da ‘en iyi kadın oyuncu’ Oscar adaylıkları getiren “Etki Altında Bir Kadın”, mükemmel sinema duygusunu ‘insanca’ bir forma oturtan benzersiz bir film. Mabel Longhetti’nin çaresizliğinin izleyeni gözyaşlarına boğmasıysa kaçınılmaz. Onun ‘genel’le umutsuz mücadelesine taraf tutmadan, olanlara mesafe koyarak bakmak mümkün değil. Mabel’ın yanında olma hali, insanlığın hem karşısında hem de yamacında durmayı getiriyor beraberinde. Bu paradoks, filmin göstermeye çalıştığı büyük resmi de tanımlıyor bir yandan. Bireysel histeriyi hazmedemeyen toplumların zıvanadan çıkışını görüyoruz açık seçik. ‘Tanımlanamayan bir cisim’ gibi yaklaştıkları Mabel’ı ‘sevgi’yle onarmak amaçları, ama içten içe ‘çürümüş’ olduklarının farkında değiller. Bu noktada, “Etki Altında Bir Kadın” ile 2012 yapımı Cristian Mungiu filmi “Tepelerin Ardında” (Dupa Dealuri) arasında bir akrabalık olduğu da söylenebilir. Söylenebilirin de ötesine geçelim, ‘kardeş’ gibi bu iki film; bütün tespitler aynı yapı üzerinde yerli yerine oturuyor her ikisinde de.
Cassavetes’in filmi, her şeye rağmen bir ‘umut’ barındırıyor bünyesinde. Özellikle finaliyle bu umudu net biçimde gösteriyor bizlere. ‘Direnç’ konulduğunda ‘gerçek insan’ın bir açık yakalayıp yeniden yeşerebileceğini işaret ediyor. Mabel Longhetti ise bu direncin sembolü olarak kayıtlara geçiyor, ağlamaktan şişmiş gözlerimize uzatıyor şefkatli elini, parçalanıp un ufak olmamıza izin vermeyeceğini söylüyor.

Arka Pencere’nin (arkapencere.com)
8 Mart 2013 tarihli sayısında yayımlanmıştır.

awomenundertheinfluence
Gena Rowlands

Reklamlar