Etiketler

, , ,

Not: 8/10
2013 Şili-İspanya, 110 dk.
Yönetmen: Sebastián Lelio
Oyuncular: Paulina García, Sergio Hernández, Diego Fontecilla, Fabiola Zamora, Coca Guazzini

BU FİLMİ SEVDİYSEN BUNU DA GÖR!
Copacabana: Düğün Hediyesi / Copacabana (2010)
Yönetmen: Marc Fitoussi

GENEL çerçevede Güney Amerika sinemasının, özeldeyse Şili’nin son zamanlardaki yükselişi gözden kaçacak gibi değil. Pablo Larraín önderliğinde tırmanışını sürdüren Şili sineması, başyapıt ayarında ürünler çıkarmaya devam ediyor. Pablo Larraín’in (kardeşi Juan de Dios Larraín’le birlikte) yapımcı kimliğiyle katkı sunduğu Sebastián Lelio filmi “Gloria” da bu geleneğin çarpıcı uzantılarından biri.
Şili’nin bugününe dair ipuçlarını da arka plana koyarak hayat bulan hikaye, ‘bireyin özgürlüğü’ merkezli bir yapıya sahip olsa da, bunu toplumsal dayanak noktalarıyla da desteklemeyi başarıyor. 10 yılı aşkın bir süre önce boşanmış, iki yetişkin çocuğu bulunan, masa başı bir işe sahip, 50’li yaşlarının ileri bir safhasında olan Gloria var bu ‘özgürlük narası’nın odağında. ‘Yalnızlık’, Gloria’nın bütün hücrelerini teslim almış bir hastalık bu hikayede. Kendisi gibi ileri yaşlardaki yalnızların takıldığı kulüplerde eğlenmeyi, yalnızlığını bu şekilde kırmayı seviyor. Günün birinde karşısına çıkan, kendisi gibi boşanmış bir ‘yaşlı’ olan Rodolfo’yla tanıştığındaysa ‘umut kırıcı’ hayatında yeni bir merhaleye geçiyor Gloria. Hem ruhsal hem de tensel olarak kendisini tatmin eden bu adam, karakterin ‘soluk’ serüvenini zenginleştirip renklendiriyor. Ancak, Rodolfo’nun ‘çekip gitme hastalığı’ndan muzdarip olmasıyla özgürlüğünün (ve yalnızlığının) sınırlarını bir kez daha test etmek durumunda kalıyor…
Sebastián Lelio, önceki iki filminde de birlikte çalıştığı Gonzalo Maza’yla yazdığı senaryoyu, sadece Şili’nin değil, bütün insanlığın temel hastalıklarından biri olan ‘yabancılaşma’ üzerine yoğunlaştırıyor “Gloria”da. Başkarakterin her düşüncesi ve eyleminin arkasında bu kavramın yarattığı ‘çözülme’ var. Evet, ileri yaşlarda olmanın getirdiği bir ‘uzaklaşma’ durumu da söz konusu, ama daha genç yan karakterlere (örneğin Gloria’nın çocukları) baktığımızda da benzer bir ‘silinme’nin ipuçlarını görmek mümkün. Gloria’dan yola çıkarak, çağdaş insanın yalnızlıkla (yalnızlaştırmayla) nasıl mücadele edebileceğini gösteriyor bize bu film. Herkesin Gloria kadar ‘mücadeleci’ ol(a)madığını da karşısına koyduğu Rodolfo karakteriyle belgeliyor. Bileklerindeki prangalarla yoluna devam etme çabasında olan, ‘özgürleşmek’ için büyük bir istek duyan Rodolfo’nun ‘başaramaması’ da filmin nüvesinden bize yansıyanların önemli bir kısmını oluşturuyor.
Gloria’nın, çevresindeki herkes tarafından ‘soyutlama’ temelli bir yaklaşıma layık görülmesi, karakterin var olma mücadelesine de ayrı bir önem kazandırıyor. Bu soyutlamanın ‘sevgisizlik’le yapılmıyor oluşuysa işin can acıtıcı yanını öne çıkarıyor, ‘nefret’le desteklenmeyen dışlanmanın çok daha örseleyici olduğunu görüyoruz bir kez daha. Ancak, ‘sevmek’ten bir an bile vazgeçmeyen Gloria’nın tepkileri önemli bu aşamada. Dışlandığının farkında, ama onun benzer bir karşı hamle gerçekleştirmek gibi bir niyeti yok. Koşulların böyle gerektirdiğini düşünüyor daha çok ve kabulleniyor durumu. Ama devreye Rodolfo girdiğinde bir tür ‘uyanış’ da kendini gösteriyor onun ruhunda. Yalnızlığını kıran bu adama karşı hissettiklerinin gerçekliğini test edebileceği sınavlar yaşamaya başlıyor. Kabullenişin yerini ipleri ele alabileceği bir bakış alıyor ve en nihayetinde de dizginleri bırakmayacak biçimde ele geçiriyor, kendi hayatının dizginlerini…
Sebastián Lelio, “Gloria”da ayrıntıları da gövdenin önemli bir parçası yapmayı biliyor. Gloria’nın üst kat komşusunun ‘rahatsız ediciliği’ ve onun ‘ziyaretçi’ kedisi gibi ayrıntılar, karakterin yolculuğunu anlamlandıran renkler haline geliyor. Tabii ki bu renkliliğin ortasında duran isim Gloria ve onu ‘mükemmelden daha iyi’ bir performansla canlandıran Paulina García. Aktris, Berlin Film Festivali’nde kendisine Gümüş Ayı getiren kompozisyon çalışmasıyla oyunculuğun tarifini yapıyor adeta, filmi de olduğundan çok daha yukarılara çekmeyi başarıyor.

Arka Pencere’nin (arkapencere.com)
10 Ocak 2014 tarihli sayısında yayımlanmıştır.

Gloria
Paulina García