Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

MidnightSpecial
Jaeden Lieberher, Michael Shannon

MIDNIGHT SPECIAL
Not: 6/10
2016 ABD, 112 dk.
Yönetmen: Jeff Nichols
Oyuncular: Michael Shannon, Joel Edgerton, Kirsten Dunst, Adam Driver, Jaeden Lieberher, Sam Shepard, Bill Camp, Scott Haze, Paul Sparks, David Jensen
Dağıtım: Chantier Films

JEFF Nichols’ın sinema evrenimizde ‘özel’ bir yeri var. 37 yaşındaki yönetmen, henüz beş filmi olmasına rağmen hikaye anlatıcılığında ‘aşkın’ bir performansa sahip. Dördüncü uzun metrajı “Midnight Special” da bu çizgiye yakışan bir film, her ne kadar bir “Sığınak” (Take Shelter) ya da “Mud” değilse de. Peşlerinde devlet güçleri ve bir tarikat olduğu halde, ‘özel’ güçlere sahip oğlu ve yakın arkadaşıyla birlikte ‘hedef noktası’na doğru yol alan/kaçan bir babanın hikayesini anlatıyor Nichols burada. Bilimkurguyu yoğun dramatik bir atmosferle bütünleyen yapım, ‘gergin’ bir rota belirlemeyi de ihmal etmiyor. İki adam ve bir çocuğun her türlü engeli aşmaya yeminli yolculuğu, bize çeşitli duraklar da bahşediyor, ki bu durakların hikayeyi zenginleştirdiğini, farklı katmanlar kazandırdıklarını söylemek mümkün. Michael Shannon ve Joel Edgerton gibi iki ‘katı’ aktör arasında kendine yer bulan ufaklık Jaeden Lieberher ise, baştan sona gizemini koruyan bu hikayenin merkez karakterini oluşturuyor. Onun karakterinin varlığı, filmin bilimkurgusal temelini sağlamlaştırırken, bariz bir “E.T.” (E.T. The Extra-Terrestrial) göndermesi yapıldığını da belirtmek gerek. Özellikle sonlara doğru gerilimini artıran, merak duygusunu şahlandıran ve duygusal ritmini coşturan “Midnight Special”, Jeff Nichols sinemasının sendelemeyeceğinin işaretlerini de net biçimde veriyor.

TheBFG-2
Ruby Barnhill

THE BFG
Not: 5/10
2016 İngiltere-Kanada-ABD, 117 dk.
Yönetmen: Steven Spielberg
Oyuncular: Mark Rylance, Ruby Barnhill, Rebecca Hall, Penelope Wilton, Bill Hader, Jemaine Clement, Rafe Spall
Dağıtım: Pinema

ROALD Dahl’ın 1982 tarihli çocuk kitabıyla hayat bulan “The BFG”, bir ‘dev’ tarafından yetimhaneden kaçırılan küçük bir kızın hikayesini anlatmaya soyunuyor. Bu iki karakter arasındaki ‘doğru orantılı’ ilişkiyi resmeden yapım, Steven Spielberg’ün ‘işini bilen’ ellerinde kendini kurtarmayı başarıyor. Naif bir hikayeyi aynı oranda naif bir atmosferle bütünleyen film, öte yandan bu resmin sinema dili olarak pek de ‘ilerlemeyen’ yapısı altında eziliyor, yıpranıyor. Hikayenin ‘masal’ boyutunu özellikle görsel diliyle layıkıyla yansıtıyor Spielberg, ancak bu hikayenin içini dolduracak malzemenin kısırlığı karşısında eli kolu bağlanmış görünüyor. Belki iki saatlik bir çalışma yerine, derli toplu biçimde bir buçuk saatte bitirseydi filmi, böyle bir handikapla yüzleşmeyecekti. Ama bir Spielberg filminin bu zaman dilimine hapsolması da zor tabii. İşin özü, yönetmenin filmografisinde önemli bir yere sahip olacağını sanmıyoruz “The BFG”nin. Sevimli, hafif, duygusal bir yol haritası olmasına rağmen, masalın içindeki gerçeği açığa çıkarma konusunda yeterli olduğunu söylemek zor. Seyredilir, ama göz kamaştırmaz anlayacağınız!

Reklamlar