Etiketler

, , , , , , , , , , , ,

Fuocoammare-2
Samuele Pucillo

DENİZDEKİ ATEŞ (Fuocoammare / Fire at Sea)
Not: 6/10
2016 İtalya-Fransa, 114 dk.
Yönetmen: Gianfranco Rosi
Oyuncular: Samuele Pucillo, Pietro Bartolo, Samuele Caruana, Mattias Cucina, Francesco Mannino
Dağıtım: M3 Film (Filmartı)

GIANFRANCO Rosi’nin “Denizdeki Ateş”i (Fuocoammare) Berlinale’de Altın Ayı aldığında tartışmalar da peşi sıra gelmişti. Bunun ‘sinemasal’dan ziyade ‘konjonktürel’ bir seçim olduğu dile getirilmişti daha çok. Evet, muhtemelen öyle, ama her sanat dalı gibi sinemanın da ‘gerçek dünya’dan uzaklaşıp içe kapanarak yoluna devam etmesi gibi bir şey söz konusu olmadığından, bu ödülden pek de ‘rahatsız’ olmadığımı belirteyim öncelikle. Bu belgesel, belki ‘şaheser’ kıvamında değil, ancak yaklaşık iki saat boyunca seyirciye hissettirdikleriyle belli bir yol almayı biliyor. Rosi, ‘mülteciler’ için Afrika’yla Avrupa arasında bir ‘köprü’ işlevi gören Lampedusa adasındaki halkın ‘sıradan’ hayatıyla, bir ‘umut’ için Akdeniz’e açılıp bu adaya ‘düşen’ mülteciler arasındaki ‘kopukluk’ üzerinden genel bir çerçeve çizmeyi başarıyor. Bir yanda ‘ölüm’ün sıradanlaştığı bir resim dururken, öte yanda ‘dert’ denen şeyin ‘anlamdan uzak’ bir görüntü verdiği Lampedusa halkının resmi yer alıyor. Bu iki uç, aynı ‘nokta’ üzerinde birbirlerine temas etmeden yaşıyorlar sıradanlıklarını, birbirlerini ‘rahatsız’ etmeden. Türkiye’nin de özellikle Suriyeli mülteciler konusunda yaşadığı “Problemi görmezden gelirsen yok hükmündedir” prensibini Lampedusa’da gündelik hayatlarının içinde devinen halk da benzer biçimde formüle ediyor, burnunun dibindeki ‘kıyım’ın kokusunu bile alamıyor (daha doğrusu almak istemiyor). “Denizdeki Ateş”, mülteciler üzerinden okuduğu ‘mesele’nin aslında insanoğlunun bütün çağlarında farklı bir yüzle kendini gösterdiğini de işaret ediyor. Coğrafyalar, yıllar, kişiler, rejimler değişse de ‘hissiyat’ aynı anlayacağınız…

Reklamlar